İsmail Cengiz
İsmail Cengiz

AB’nin KKTC Kararının Hukuki ve Vicdani Değeri Yoktur

Yayınlanma: 12 Temmuz 2026

Mehter Marşı ile karşıladığımız, Anadolu lezzetleriyle ikramda bulunarak el üstünde tuttuğumuz ve giderken de özel yapım silah hediyesiyle uğurladığımız Avrupa ülkelerinin temsilcileri, ülkelerine döner dönmez, daha ziyaretin üzerinden iki gün geçmeden Türk askeri hakkında skandal bir karara imza attılar.

Üç-dört gün önce selamladıkları Türk askerinden öve öve bahseden ve el üstünde tuttuğumuz için olsa gerek yüzümüze gülen Batılılar; Avrupa Parlamentosu toplantısında, Türk ordusunun Kıbrıs’ta işgalci olduğunu ve sivil Rum kadınlarına cinsel şiddet uyguladığını iddia eden skandal raporu 574 kabul oyuyla onayladı.

Yani yüzde 95 oy oranıyla Rum tarafına destek veren Avrupa Birliği ülkeleri, bir kez daha Türk’e karşı taşıdıkları düşmanlığı itiraf etmiştir.

Kökleri Yahudi-Hristiyan medeniyetine dayanan Batılılar, aldıkları bu kararla “Haçlı zihniyeti” yüzünü bir kez daha göstermiştir.

Eğer Avrupa Parlamentosu gerçekten tarihî hakikati arıyorsa; Rum Milli Muhafız Ordusu’nun, EOKA’nın ve EOKA-B’nin bütün arşivleri açılsın.

1963-1974 yılları arasında katledilen Kıbrıslı Türklerin toplu mezarları, uluslararası adli incelemeye açılsın.

Kayıp Kıbrıslı Türklerin akıbeti bütün yönleriyle araştırılsın.

Bunun dışındaki her yaklaşım, Sayın Macit Yusuf’un da ifade ettiği gibi, Avrupa Parlamentosu’nun barışın tarafsız hakemi olmadığını; uluslararası dezenformasyon kampanyasının aktif bir parçası hâline geldiğini göstermektedir.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı karara sert tepki göstermiştir.

Üstel; kararın tarihî gerçekleri çarpıtan, yalanlar ve iftiralar üzerine kurulu, tek taraflı bir siyasi propaganda niteliğinde olduğunu belirterek kararın hukuki ve vicdani hiçbir değer taşımadığını vurgulamıştır.

Sayın Serdar Denktaş’ın da ifade ettiği gibi, Kıbrıs’ta garanti sisteminin korunması; Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından vazgeçilmezdir.

Özetle Avrupa Parlamentosu’nun aldığı Kıbrıs kararı tamamen mesnetsizdir. Avrupa Birliği bu kararla, Kıbrıs konusunda hem tarafsızlığını hem de güvenilirliğini bir kez daha yitirmiştir.

Ankara, kararın kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında mesnetsiz ve akıl dışı iddialar içerdiğini belirterek kararı reddetmiştir. Ayrıca Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda uzun süredir Rum tarafının tezlerini benimsediği ve tarafsızlığını yitirdiği açıkça ifade edilmiştir.

Ancak Ankara, Avrupa Parlamentosuna daha sert ve etkili söylemlerle gerekli cevabı vermeli; KKTC’nin uluslararası alanda tanınmasına yönelik girişimlerin önünü açmalıdır.

KKTC yönetimi de gerekirse “Kuzey” hamallığından kurtulmalı ve devletin adının “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KTC” olarak değiştirilmesini tartışmaya açmalıdır.

Yorum Yazın