İsmail Cengiz
İsmail Cengiz

Vize Jesti ile Türkiye'nin Çin'den Beklentisi

Yayınlanma: 16 Ocak 2026

Türkiye’nin Çin’e vize jesti: Tek taraflı bir aşk mı?

2 Ocak 2026 tarihi itibariyle Çin vatandaşları için tek taraflı vize uygulamasını kaldıran Türkiye, Pekin yönetimine yaptığı bu vize jesti bir ilk değil. Türk vatandaşlarının vize engeli sebebiyle gidemediği Avrupa Birliği ülkelerinin vatandaşları da tek taraflı vizesiz Türkiye’ye gelebiliyor. Türkiye; Batı dahil birçok ülkeden karşılık beklemeden tek taraflı vize muafiyeti veya sınır kapılarında vize kolaylığı tanımakta.

Bu sürece gelinmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önemli katkısı olduğunu vurgulamakta fayda var. Erdoğan’ın, Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine “onur konuğu” olarak daveti ve katılımı ve altı “Bakan”ın da kendisine eşlik etmesi sonrası son üç, dört ayda yürütülen baş döndürücü diplomasi trafiği ile bugünkü sonuç elde edilmiştir.

Türkiye’nin tek taraflı vize muafiyeti veya vize kolaylığı uygulamasının başlıca nedeni ise, çok sayıda turistin ülkeye gelmesini ve turizm gelirini artırmayı sağlamak.

1 milyar 400 milyon nüfusa sahip Çin’de en az %70 oranında yaklaşık 80 milyon ortanın üzerinde zengin insan var. Nüfusun %3’ü ise (yaklaşık 40 milyon) gerçekten zengin. Türkiye’nin hedeflediği turist işte bu oranların içindeki Çinli turist!

Türk vatandaşı olan Uygur iş insanı, Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Sabir Boğda’nın yaptığı açıklamaya göre “bu uygulamanın amacı;

1) Yurt dışında serbestçe dolaşarak dünyanın birçok ülkesini ziyaret eden orta ölçekli Çinli turistlerin Türkiye üzerinden transit geçişini kolaylaştırmak,
2) Çinli turistlerin konaklama sürelerini uzatmak,
3) Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısını artırmak (geçmişe göre %35’lik artış sağlanmıştır)
4) Günümüzde 600 bine yaklaşan zengin Çinli turist sayısını bir milyonun üzerine çıkarmak,
5) Ayrıca, Orta Koridor Projesi’nin hayata geçirilmesi ile Çin ile Türkiye arasındaki karşılıklı haftalık uçuş sayısını artırmak,
6) Çinli turistlerin destinasyonlarının İstanbul’da yoğunlaşmasının yanı sıra, Antalya ve Dalaman gibi turistik bölgelere yönelik destinasyon kapasitesinin artırılmasını sağlamak
7) İki ülke arasında geliş gidişlerin kolaylaştırılması ile Türkiye’ye daha fazla Çinli yatırımcıyı çekmek olarak yorumlanmakta.

Ayrıca bu hamlesiyle “turizmi çeşitlendirmek” isteyen Türkiye; tek taraflı vize uygulaması ile Pekin yönetimini de “vizeleri kaldırmaya” zorluyor.

Yakın gelecekte iki ülke arasında dolar yerine “Yuan” ve “YTL” para birimlerinin de kullanılacağını görürsek şaşırmayalım.

Uygurların bugün öncelikli hedefi; hayatta kalmak, milli kimliği korumak, milli ve dini ritüellerin yaşatıldığı 2009 öncesi (1985-1995 dönemi) bir ortamın tekrar oluşmasını sağlamak ise, şu an için yapılacak tek şey, önlerine gelen “fırsatları” değerlendirmek olmalıdır…

Burada “win - win” siyasetini kullanarak diasporadaki Uygurlar da kendileri dışında gelişen ve müdahale imkanı olmayan bu gelişmelerden “faydalanma yollarını” aramaları lazım. Özellikle diasporadaki iyi eğitimli Çince bilen Uygur öğrenciler, gençler ve iş insanları bu gibi fırsatlardan yararlanarak önemli bir rol oynayabilirler.

Özetle, tekrar altını çizerek ifade etmek gerekirse, Uygurların birinci önceliği; dilini, örf adetlerini koruyarak, Uygur bilinci içinde hayatta kalmak; ikinci önceliği ise milli kimliğini ve inançlarını yaşayarak gelecek nesillere taşımak olmalıdır…

Bu “öncelikler” için diasporadaki “Uygurlar”ın, yukarıda belirttiğim üzere önlerine çıkan her türlü “fırsatı” değerlendirmeleri gerekir.

Tekrar vize muafiyeti meselesine dönecek olursak, şunu söylemeliyim ki, bu “vize jesti”nin “tek taraflı bir aşk” olarak yorumlanmasına Çin tarafının izin vermemesi gerekir.

Sadece diasporadaki Uygurların değil, Türkiye’deki kamuoyunun da beklentisi bu yöndedir.

Hatta “rahatsızlık” düzeyinde yorumlanan bu “beklenti”yi, bu beklentinin muhatabı olan Çin Halk Cumhuriyeti karşılamalıdır.

Türk vatandaşlarının daha rahat ve daha esnek bir vize uygulaması ile Çin’e daha rahat seyahat edebilmeleri sağlanmalıdır. Bunun ötesinde, bölgedeki Uygurların pasaport talepleri karşılanarak seyahat hakları önündeki engeller kaldırılmalı, diasporadaki Uygurların ise kendi vatanlarını ziyaret etmeleri kolaylaştırılmalı; yakın akrabaların birbirleri ile görüşerek hasret gidermeleri önündeki her türlü seyahat engeli kaldırılmalıdır…

Özetle Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal’ın ifadesiyle, Ankara’nın beklentisi nettir:
Ankara; Pekin yönetiminden “Malların 15 günde ulaştığı bir ortamda, insanların vize kuyruklarında beklememesi gerektiğini” talep etmektedir.

Bu talep, sadece turistik bir istek değil, “Kuşak ve Yol” ile “Orta Koridor”un birleştiği noktada, halkların da birbirine entegre olması vizyonunun bir parçası olarak görülmektedir.

Çin Vize Muafiyeti Türkiye ŞİÖ Orta Koridor Kuşak ve Yol Uygurlar Turizm

Yorum Yazın