Demirel’in Musul–Kerkük sözleri, “nostalji” düzeltmesi ve Türkmenlerin bekleyişi
“Bir gün Musul ve Kerkük’e girmezsek gözüm açık gider”, demiş olabilirim. Ancak bunlar o günün koşullarında söylenmiş sözlerdir. Nostaljidir. Bugünün koşullarında Irak'ın toprak bütünlüğü korunmalıdır”
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan'ın açıklamalarıyla gündeme gelen Kerkük kabartmalı kol saatini 20 yıl taktığını belirtmişti. Ayrıca Doğan'a, ‘‘Bir gün Musul ve Kerkük'e girmezsek gözüm açık gider’’ sözlerini sarf etmiş olabileceğini kabul eden Demirel; ‘‘Ancak bunlar o günün koşullarında söylenmiş sözlerdir. Nostaljidir. Bugünün koşullarında Irak'ın toprak bütünlüğü korunmalıdır’’ şeklinde bir düzeltmede bulunmuştur.
Demirel, Hürriyet’in sorularını yanıtlarken, Aktüel Dergisi'ne verdiği mülakatla gündeme gelen Musul-Kerkük tartışmasına şu şekilde açıklık getirmişti:
“…Arkasında Kerkük kabartması olan bir saat bana Kerküklü Türkler tarafından hediye edilmişti. Yanılmıyorsam 1968 yılıydı. Bu saati 20 yıl kadar üzerimde taşıdım. Celal Doğan'a Zircirbozan'da Musul ve Kerkük konusunda o sözleri söylemiş olabilirim. Öyle söylüyorsa, doğrudur. O zamanlarda benzer sözleri başka ortamlarda da söylemişimdir. Ancak köprülerin altından çok su aktı. Bu sözleri söylerken hangi zamanda, hangi koşullarda söylendiğine de bakmak gerekir. Bir gözaltı evinde sohbet sırasında söylenmiştir. O şartlar sonradan çok değişmiştir. Bu sözler, nihayet bir nostaljinin ifadesidir.”
“Bugün hudutları değiştirmek çok kolay değildir. Irak'ın sınırlarının yanlış çizildiğini bugün Hallbrooke da söylüyor. Musul vilayeti Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içinde kalsaydı, Türkiye'nin bugün Kuzey Irak'ta bağımsız bir devlet kurulacağı gibi bir endişesi de kalmazdı. Bu hudut, siyasetçiler değil, İngiliz jeologlar tarafından petrole göre çizilmiştir. 3 bin 500 metreden hudut geçirirseniz, bu hududu sonra koruyamazsınız. Ancak bugünkü siyasi koşullar farklıdır. Bu gibi tartışmalar artık geride kalmıştır. Bugünün realitesi farklıdır. Bugün Irak'ın toprak bütünlüğü korunmalıdır”.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendisine 1968'de Kerküklü Türkler tarafından hediye edilen kol saatini 20 yıl üzerinde taşıdığını, saatin arkasında ‘‘Sayın Süleyman Demirel'e sonsuz saygılarımızla, Tahsin Rafet Kerkük, 1968’’ yazılı olduğunu; ancak, saat Celal Doğan'ın söylediği gibi köstekli değil, kol saati olduğunu söylemiştir. (“O Saati 20 Yıl Taşıdım”, 5 Eylül 2003, Hürriyet Gazetesi)
Demirel’in Kerkük ile ilgili benzer ifadesini, kendisini ziyarete gelen Ankara’daki Kerkük gençlerine de söylediğini hatıratı ile ilgili bir kitaptan öğreniyoruz. Ziyarete giden gençlerin başında bugünkü Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Başkanı Savaş Avcı bulunuyordu.
1980’lerin başlarında Irak Baas rejiminin Türkmenler üzerindeki baskısı artmıştı. 16 Ocak günü Türkiye’de milliyetçi camia tarafından yakinen tanınan, Türkmenlerin önde gelen üç şahsiyetinin idam edilmesi, dönemin Başbakanı Demirel’e yönelik tepkilerin artmasına neden olmuştu. Demirel, Savaş Avcı başkanlığındaki bir grup Türkmen öğrenciyi makamında kabul eder. Savaş Avcı, Demirel’den dinlediklerini şu şekilde aktarmıştır:
“Kerkük’te sizin bir kaleniz var. Kerkük Kalesi. İşte o kalenin maketi, evimde salonun bir köşesinde her zaman tozlu durur, çünkü Nazmiye hanıma talimatım şudur: “Bu maket, Kerkük huzura kavuşuncaya dek hiçbir suretle silinmeyecek, temizlenmeyecektir…”
Demirel ardından kolundaki kol saatini çıkarıp bunu kendisine idam edilenlerden Abdullah Abdurrahman’ın hediye ettiğini söylemiş; “bunların kanı yerde kalmayacak, artık ne gerekiyorsa yapılacaktır” demiş. Öğrenciler de hıçkıra hıçkıra ağlamışlardır…
Savaş Avcı, yıllar sonra Demirel Cumhurbaşkanı olduğunda, hala Irak’taki Türkmenler için bir şey yapılmadığından dert yanmıştır… Demirel ise çok sonraları “karşınızdaki bir diktatör idaresiydi, Sizin yanlış gördüğünüz her şeyi yapmaktan memnun olan bir idare vardı karşımızda” diyerek çaresizliğini ifade edecekti.
Bugün de değişen bir şey maalesef.
Bağdat Erbil ve Süleymaniye üçgeninde kaderine terk edilen Irak Türkmenleri hala Ankara’dan güçlü bir destek beklemeye devam ediyor…
Yorum Yazın