Okur’un uyarısı ve sahadaki kritik başlık: Türkmenlerin hak ve hukukları ne olacak?
Prof. Dr. Mehmet Akif Okur’un bugünkü X Mesajında;
“Ateşkes metni, SDG'nin feshi meselesine açıklık getirmiyor. Hukukî statü anlamında bir özerklik değil, bazı bölgeler için özel düzenlemeler öngörüyor. Merkezi hükümetin kimi üst düzey makamlarını SDG'ye açıyor. ABD, SDG'yi inşa halindeki Suriye Devleti'ne bir sütun olarak yerleştirmeyi deniyor. Başarırlarsa, bu yeni mimari zamanla Şam'dan Türkiye'ye bakışı da etkileyecektir”…. diyor.
Sayın Okur’un uyarlarını dikkate almak gerekir. Eğer gerekli önlemler alınmazsa Suriye’deki SDG/PYD yada Suriye Kürtleri, tıpkı Irak’ta olduğu gibi Türkmenlerden daha üst seviyelerde en azından çoğunlukta olduğu bölgelerde daha fazla imtiyazlara sahip olacaktır. Hep beraber yaşayıp göreceğiz.
Harekat sonrası yapılan geçici anlaşma kapsamında Şam yönetiminin ülkenin doğusunda ve kuzeyinde yeniden kontrol sağlamasına yönelik önemli adımlar atılacağı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre;
• Suriye hükümeti, ülkedeki tüm petrol sahalarının kontrolünü devralacak.
• Şam yönetimi, Haseke’ye vali atayacak.
• Ayn el Arab’da (Kobani) ağır silahlar bölgeden çıkarılacak, güvenliği İçişleri Bakanlığı’na bağlı birimler sağlayacak.
• Suriye ordusu, doğudaki üç vilayete giriş yapacak.
• DEAŞ’lıların tutulduğu cezaevleri Şam’ın kontrolüne geçecek.
• SDG’den seçilen bazı isimler, Suriye hükümetinde görev alacak.
• SDG bünyesindeki PKK’lı unsurların Suriye dışına çıkarılması öngörülüyor.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Şara’nın, terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi ile yapması planlanan görüşmenin bugünlerde yapılması beklenmekte.
Peki Esad’ın devrilme sürecinde halk devriminin yanında yer alan, cephede her zaman ön saflarda mücadele eden Türkmenlerin hak ve hukukları ne olacak???
Halep Milletvekili Tarık Sülo’nun da dediği gibi, 8 Aralık 2024’te gerçekleşen ve 61 yıllık diktatörlük rejimini sona erdiren zaferde, Suriye halkı ve devrimciler ile birlikte hareket ederek ülkenin ayrılmaz bir unsuru olduklarını ortaya koyan Türkmenlerin yapacakları birkaç şey var, onlar da;
1) Muhakkak Şam’da var olmak ve güçlü bir duruş sergilemek..
2) Yeni baştan organize olmak…
3) Türkmenlerin çoğunlukta olduğu yerlerde okullarda Türkmence (Türkçe) eğitim alınmasını sağlamak
4) Türkmencenin de Kürtçe gibi ulusal dil olduğunun resmi ağızlarca ifade edilmesini sağlamak…
5) Türkmenlerin kurucu unsur olarak zikredilerek anayasal hak ve hukuklarının alınmasını ve sahada uygulanmasını sağlamak…
Suriye'nin farklı bölgelerinde kurulan askeri birliklerle hiçbir ayrım gözetmeksizin Esed ordusu ve milis gruplara karşı direnen; PKK ve DAEŞ gibi terör örgütlerinin yayılmasını engelleme çabalarında da aktif rol üstlenen; Türkiye’nin düzenlediği Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarında da terör örgütlerine karşı mücadelenin ön saflarında yer alan Türkmenler, Suriye halkıyla birlikte zorluklara göğüs germiş ve 8 Aralık 2024'te zaferle sonuçlanan mücadeleye önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Şara ve yönetiminin bölgesindeki Kürt ve terör sorununu bitirdikten sonra Türkmenlere olan vefa borcunu ödeyeceğine inanıyoruz.
Yorum Yazın