İsmail Cengiz
İsmail Cengiz

YAŞAMIN DÖRDÜNCÜ BOYUTU MANEVİYAT (II)

Yayınlanma: 18 Şubat 2026

YAŞAMIN DÖRDÜNCÜ BOYUTU MANEVİYAT (II)

“Ruhsal, Sosyal ve Manevi Sağlığın Önemi ve Terapiler” başlıklı Ali Polat’ın hazırladığı kitap serisinin ilki olan “Yaşamın Dördüncü Boyutu; Maneviyat” adlı kitabı ana başlıklarıyla ve dostum Dr. Muhsin Kadıoğlu’nun öğrettiği hızlı okuma tekniği ile okumaya çalışıyorum.

Değerli Olan Hiçbir Şey Mücadelesiz Kazanılamaz

Maneviyatın sağlıkla, ahlakla, din ile ilişkisine değinen Ali Polat’ın ilginç tespitleri ve analizleri var. Polat, kitabın ön sözünde şu ifadeleri kullanmakta:

“…Bu kitabı yazmaktaki amacımız, maneviyatın önemine dikkat çekmek, günümüz dünyasında bolca bulunan; hızlı ve dur durak bilmeden yaşayan, sadece anı ve kendini düşünen, sadece tüketen, bireysel faydasını her şeyin üzerinde tutan kimseler de bir nebze de olsa farkındalık yaratabilmektir. Yaşam sadece hunharca kaynakları sömürmek değil, güzellikleri paylaşabilmektir. Dileğimiz, maneviyatımıza ağırlık verdiğimiz bir ömür sürdürebilmemiz, bu çabanın gayreti içinde olabilmemiz ve yaşamımızdaki bu zorlu değişime, tüm güçlüklerine rağmen izin verebilmemizdir. Hiçbir değişim yoktur ki, sancısız ve rahat olsun. Unutmayın; “değerli olan hiçbir şey, mücadelesiz kazanılamaz”…” (1)

Kitapta maneviyatı olumlu etkileyen faktörler şu şekilde sıralanmış: Mutluluk, sosyalleşme, saygı, sadakat, hoşgörü, dürüstlük, tevazu, inanç, iyilik, umut, farkındalık, paylaşma ve telkin…

Yaşantımızı ve maneviyatımızı etkileyen kavramlar ise şu şekilde sıralanıyor: Hafıza, Bilinç ve Bilinçaltı, İçgüdü, Ruh, Zihin, Düşünme, Düşünce, Fikir, Akıl, Mantık, Zeka ve Duygusal Zeka, Dil Yetisi, Felsefe, Ahlak, Duygular, Hayaller, Rüyalar ve Beden Dili…

Kıskanç İnsan, Sürekli Hastadır

Stres, Depresyon, Kibir, Ego, Kıskançlık, İzolasyon, Cimrilik ve Şüphe faktörünün maneviyatımızı, ruhsal halimizi olumsuz etkilendiği vurgulanan kitabın son bölümünde “kıskançlık” hakkında yazılanları paylaşmak istiyorum:

“Sindirim Sistemimizi olumsuz yönden etkileyen en tehlikeli duygu, kıskançlıktır. Bilindiği gibi mutluluğumuzu sağlayan hormonlar yüksek oranda bağırsaklarda salgılanmaktadır. Kıskançlık yaşadığımız durumlarda bağırsaklarımızın zarar görmesi kaçınılmazdır. Bu sebeple sürekli kıskançlık içinde olan ve bunu aşmak için hiçbir çaba sarf etmeyen insanlar, ömürleri boyunca bu negatif duygunun rahatsızlığı altında kalmakla beraber hiçbir zaman manevi huzuru yaşayamayacaklardır. (..) Buna göre de kıskanç insanlar hiçbir zaman mutlu olamayacaklardır. Tek çare ise bu negatif duygudan kurtulmaktır. Hz. Ali’nin de dediği gibi “kıskanç insan, sürekli hastadır”.

“Avrupa Birliği’nin Kopenhag Anlaşması’nı incelediğimizde aday ülkelerin uyması gereken; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıklara saygı gösterilmesi ve korunması gibi insan ve insanlığın ihtiyacı olan kriterlerin sıralandığını görmekteyiz. Bu kriterlerin hayata geçip geçmediği tartışmalıdır, ancak geçmesiyle beraber manevi sağlığın önemi daha da anlaşılacaktır. Avrupa ülkelerini incelediğimizde insanların birbirine karşı son derece saygılı olduğunu görmekteyiz. Manevi sağlığın gerçekleşmesiyle beraber de, üye ülkelerin ekonomik seviyelerinin yükselmesine ve vatandaşlarının refah içinde yaşamalarına tanık olmaktayız” diye örnek vererek ymanevi hastalığımızı yorumluyor Ali Polat…

Aslında İslam dininin esasını teşkil eden Kur’an-ı Kerim’de yazılanları ve dört Halifenin yaptıklarını uyguladığımızda manen ve sonrasında da madden huzura, refaha kavuşacağımız hakikati ortadadır… Bizi biz yapan değerlere dört elle sımsıkı sarılmayınca, kıskançlık, ego, kibir, cimrilik, şüphe, depresyon ve stres altında bir türlü arzulanan huzur ve refaha kavuşamıyoruz…

1.Ali Polat, Yaşamın Dördüncü Boyutu Maneviyat, s.10

Yorum Yazın