FETİHLER SULTANI DİZİSİNDEKİ
DOĞU TÜRKİSTAN YALANLARI
TRT1’de yayımlanan Fatih Sultan Mehmed: Fetihler Sultanı adlı dizi filminde, Doğu Türkistan Heyeti’nin Fatih Sultan Mehmed’i ziyareti sahnelenmişti.
Ziyaret edenler arasında Ali Şir Nevai vardı. Şair ve aynı zamanda devlet adamı olan Ali Şir Nevai 1441 doğumlu olup, 1453’lü yıllarda 12 yaşında olup Devlet görevlisi olarak Fatih’i ziyaret edecek yaşta değildir. Ayrıca 3 Aralık 1501’de 49 yaşında vefat eden Nevai’nin İstanbul’a geldiğine dair hiçbir belge, kayıt mevcut değildir. Yani uydurulmuş bir sahnedir.
Fatih Sultan Mehmed’in huzuruna kabul ettiği söylenen Yarkent Hanlığı heyeti de uydurulmuş bir sahnedir.
Yarkent Saidiye Hanlığı, 1514 yılında Sultan Said Han tarafından kurulmuş olup, Fatih döneminde Doğu Türkistan’da “Yarkent Hanlığı” diye bir yönetim yoktu. Fatih’in vefatından sonra kurulan Yarkent Hanlığı heyetini Fatih Sultan Mehmed ile görüştürmek tam bir traji-komik bir olay.
Ziyaret sahnesinde “Doğu Türkistan, her Türk’ün mukaddes davasıdır” deniyor, doğrudur. Ve lakin o tarihlerde “Doğu Türkistan” veya “Şarki Türkistan” diye bir ülke, bir devlet, bir hanlık olmadığı gibi, bir coğrafi bölge de yoktur.
Anladığımız kadarıyla günümüzdeki baskı ve zulümlere gönderme yapmak niyetiyle heyetin ziyaretinde Doğu Türkistan’daki Çin’in baskı ve zulmünden bahsedilmekte. Ancak 1450’li yıllarda Doğu Türkistan adı verilen bölgede Çağatay Hanları’nın ve Timur Devleti’nin hakimiyeti söz konusu. Çinliler ise dönemlerde bugünkü Sedd-i Çin’in arka taraflarında hüküm sürmekte. Ne bir Çin işgali var ne de bir Çin zulmü…
Qing Hanedanı’nın bölgeyi doğrudan işgali ise ancak 1759 yılında mümkün olabilmiş.
Dolayısıyla; Fatih Sultan Mehmet çağına “Çin zulmü” gibi tarihsel karşılığı olmayan iddialar yerleştirerek, tarihsel gerçeklikten kopuk biçimde, tarih üzerinden üretilen yapay düşmanlık senaryosuyla “Türk–Çin düşmanlığı” üretmeye dönük söylem ve anlatıların özellikle popüler kültür araçları üzerinden yeniden inşa edilmeye çalışılmasının, mazlum Uygur halkının mağduriyetine ve bugünkü diplomatik ilişkilere de zarar vereceğini düşünüyorum. (“Tarihi Çarpıtmak ve Düşmanlık İnşa Etmek:Fatih Sultan”, Dostluk Postası, 21 Ocak 2026)
Dizideki sahneyi daha iyimser yorumlamak gerekirse Prof. Karluk’un da ifade ettiği gibi; “Devletin kanalında yayımlanan bir dizide belki senarist veya yönetmen bilmem belki de yapımcı hükümetin Çin tutumuna, Doğu Türkistan’a kayıtsız kalışına tepkisini bir şekilde dile getirirken ülkedeki sosyolojiye de tercüman olduğu söylenebilir.”
Ancak sosyal medyada yazıldığı üzere, “Bir yerlere selam çakmak, birilerinin hassasiyetini kaşımak için tarihi gerçekler göz ardı edilemez. Bilinen şahsiyetler üzerinden yapılmaz. En azından. Fatih'in vefatından sonra kurulmuş Yarkent Hanlığı’nın heyetini Fatih'le görüştürmek de böyle bir saçmalık. Birileri alkışlasa da!”
Doğu Türkistan Uygur Türkleri’nin Anadolu Türkleri ile bir bağlantısı hiç mi olmadı? sorusu aklımıza gelebilir.
Uygurlar’ın, Beylikler döneminde Moğollar’la (İlhanlılar’la) birlikte Anadolu’ya geldikleri Kayseri, Sivas, Konya, Amasya ve Karaman gibi şehirlere yerleştikleri, bu bölgede 1335’de Eratna Beyliği’ni kurdukları ve 1381 yılına kadar hüküm sürdükleri bilinmektedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed’in fermanlarını Uygurca yazdırdığı, hatta Fatih’in sarayında Uygurca’nın da öğrenildiği bilinmektedir. (A. Zeki Velîdî Togan, Umûmî Türk Târihine Giriş. Enderun Kitabevi. Istanbul. 1981, s:381)
Bence Fatih sahnesindeki en anlamlı söz, Prof. Karluk’un da ifade ettiği gibi, güya heyete başkanlık eden Nevai’nin; “biz dilenmeye, yardım istemeye gelmedik, sessizliğinizi anlamaya geldik, neden sessizsiniz?” sözü olmuştur. Bu konuşma sahnesi, günümüz Ankara’sına güzel bir mesaj olmuştur…
Yorum Yazın