Nuh Mehmet Deniz
Nuh Mehmet Deniz

Ukrayna İçin İstanbul 2.0 Zamanı

Yayınlanma: 08 Ağustos 2026

Rusya-Ukrayna savaşı uzadıkça, sahadaki gerçekler ile siyasi söylemler arasındaki mesafe giderek büyüyor. Yıllardır sürdürülen askeri strateji, beklenen sonucu vermediği gibi hem Ukrayna’yı hem de Avrupa’yı ağır bir ekonomik ve güvenlik krizinin içine sürükledi.

Bugün gelinen noktada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin diplomatik çözüm arayışlarını daha sık dile getirmesi tesadüf değildir. Yaklaşan kış öncesinde ateşkes ve müzakere ihtimali artık sadece siyasi bir tercih değil, giderek stratejik bir zorunluluk haline gelmektedir.

Savaşın başından itibaren Kiev yönetimi, Batı’nın sınırsız askeri ve mali desteğine güvenen bir politika izledi. Ancak geçen zaman içerisinde bu stratejinin sürdürülebilir olmadığı ortaya çıktı. Cephede yaşanan gelişmeler, Ukrayna ordusunun birçok bölgede ciddi baskı altında bulunduğunu gösterirken, savaşın uzaması ülkenin ekonomik ve demografik kapasitesini de önemli ölçüde tüketmektedir.

Avrupa açısından tablo da farklı değildir. Yüksek enerji maliyetleri, savunma harcamalarındaki artış, ekonomik durgunluk ve yeni güvenlik tehditleri Avrupa Birliği’nin hareket alanını daraltmaktadır. NATO içinde de Ukrayna’ya verilecek desteğin kapsamı konusunda giderek daha belirgin görüş ayrılıkları oluşmaktadır. Bu şartlar altında mevcut politikanın aynı şekilde sürdürülmesi hem Avrupa hem de Ukrayna açısından giderek daha yüksek maliyet üretmektedir.

Bu nedenle Batılı ülkelerin de Kiev’e yönelik politikalarını yeniden değerlendirmeleri kaçınılmaz görünmektedir. Savaşın uzatılmasının, Ukrayna’nın geleceğine katkı sağlamaktan çok daha fazla yıkım getireceği yönündeki değerlendirmeler uluslararası çevrelerde giderek daha fazla dile getirilmektedir.

Bugün gerçekçi çözüm askeri değil diplomatik zemindedir. Bu zemini sağlayabilecek en önemli ülke ise Türkiye’dir. Daha önce İstanbul’da yürütülen müzakereler, Ankara’nın hem Moskova hem de Kiev ile konuşabilen güvenilir arabulucu rolünü ortaya koymuştur. Bu nedenle yeni bir “İstanbul 2.0” süreci, savaşın sona erdirilmesi için en gerçekçi seçeneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi ise yalnızca tarafların güvenlik kaygılarının dikkate alındığı kapsamlı bir anlaşmayla mümkündür. Rusya’nın uzun süredir dile getirdiği güvenlik talepleri göz ardı edilerek sürdürülebilir bir çözüm üretilemeyeceği açıktır. Müzakerelerin başarılı olabilmesi için tüm tarafların temel çıkarlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Savaşın uzaması artık kimsenin çıkarına hizmet etmemektedir. Ukrayna’nın geleceği yeni silah sevkiyatlarında değil, diplomasi masasında aranmalıdır. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek yeni bir İstanbul müzakere süreci, yalnızca bölgesel istikrar için değil, Avrupa’nın güvenliği açısından da son büyük fırsatlardan biri olabilir.

Yorum Yazın