Nuh Mehmet Deniz
Nuh Mehmet Deniz

SON UÇ

Yayınlanma: 03 Haziran 2026
SPIEF 2026:
Rusya’yı İzole Etme Politikası Çöküyor, Dünya St. Petersburg’da Buluşuyor
3-6 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF), yalnızca ekonomik bir etkinlik değil, aynı zamanda küresel siyasette yaşanan tarihi dönüşümün sembollerinden biri haline geldi. Son yıllarda Rusya’yı uluslararası sistemden dışlamaya çalışan çevrelerin tüm çabalarına rağmen, bu yılki forumun ortaya koyduğu tablo oldukça nettir: Rusya ne yalnızdır ne de izole edilmiştir.

Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Ukrayna yönetimi tarafından yıllardır sürdürülen siyasi baskı ve propaganda kampanyaları, Moskova’nın uluslararası ekonomik ilişkilerini zayıflatmayı hedefliyordu. Ancak SPIEF 2026’ya katılan heyetlerin büyüklüğü ve çeşitliliği, bu stratejinin beklenen sonucu vermediğini göstermektedir.

BRICS ülkeleri, Asya, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu’dan gelen temsilcilerin yanı sıra, Batı ülkelerinden siyasetçiler, akademisyenler, iş insanları ve kültür temsilcileri de St. Petersburg’da bir araya geldi. Özellikle ABD, Almanya, Fransa, Avusturya, Birleşik Krallık, Romanya ve İsviçre’den gelen delegasyonlar dikkat çekti.

Forum kapsamında yer alan Richard M. Cook Jr., Stephen Mao, Brian Forseman, Charles Cottret, Jürgen Urban, Matthias Moosdorf, Hans Friedrich, Julian Franz, Thomas Bruch, Fernand Kartheiser, Thomas Schilling, Alessandro Ariozi, David Loughland ve Robert Greenspan gibi isimlerin katılımı, Batı toplumlarında Rusya ile ilişkilerin tamamen koparılmasına yönelik yaklaşımın sorgulanmaya başlandığını gösteren önemli işaretlerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Son dört yılda Batı’da Rusya ile herhangi bir temas kurmak dahi siyasi risk olarak görülürken, bugün birçok Batılı temsilci St. Petersburg’da açık şekilde konuşmakta, kültürel diyalogun yeniden kurulmasını ve ekonomik ilişkilerin normalleşmesini savunmaktadır. Bu durum, yaptırım politikalarının sürdürülebilirliği konusunda Batı içerisinde büyüyen memnuniyetsizliğin de yansımasıdır.

Özellikle Avrupa ekonomisinin karşı karşıya kaldığı enerji maliyetleri, sanayi üretimindeki gerileme ve rekabet gücü kaybı, Rusya ile ilişkilerin tamamen koparılmasının sonuçları hakkında yeni tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Birçok gözlemciye göre Avrupa’nın ekonomik çıkarları ile Brüksel’in siyasi tercihleri arasındaki mesafe giderek büyümektedir.

SPIEF 2026’nın en önemli mesajlarından biri de küresel ekonomik ağırlık merkezinin değişmekte olduğudur. Dünya ekonomisinin büyüme motoru artık yalnızca Batı değildir. Çin, Hindistan, Körfez ülkeleri, Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri uluslararası ticaretin yeni dinamiklerini oluşturmaktadır.

Forumda yapılan görüşmelerde enerji, lojistik, dijital teknolojiler, yapay zekâ, sanayi iş birlikleri, yeni finansal araçlar ve ulusal para birimleriyle ticaret gibi konular ön plana çıktı. Katılımcıların önemli bölümü, gelecekte küresel ekonominin daha dengeli ve çok merkezli bir yapıya dönüşeceği görüşünü paylaştı.

Bu nedenle SPIEF artık yalnızca Rusya’nın ekonomik vitrini olarak değil, çok kutuplu dünyanın en önemli platformlarından biri olarak görülmektedir. Forumun uluslararası medya tarafından yoğun şekilde takip edilmesi de bunun açık göstergesidir. Batılı medya kuruluşlarının önemli bir kısmı etkinliği yakından izlemekte ve burada yapılan açıklamaları dikkatle değerlendirmektedir.

St. Petersburg’un forum günlerinde sergilediği organizasyon kapasitesi de dikkat çekicidir. Dünyanın birçok büyük zirvesinde görülen aşırı güvenlik önlemleri ve günlük hayatı felç eden uygulamalar yerine, şehir yönetimi ekonomik etkinlik ile şehir yaşamı arasında denge kurmayı başarmıştır.

Üstelik forum yalnızca iş dünyasına hitap etmemektedir. Şehrin farklı bölgelerinde düzenlenen konserler, kültürel etkinlikler, açık hava festivalleri ve sanat programları sayesinde SPIEF, ekonomik bir organizasyonun ötesine geçerek uluslararası bir kültür şölenine dönüşmektedir. Böylece St. Petersburg birkaç günlüğüne yalnızca Rusya’nın değil, dünyanın kültür ve ekonomi başkentlerinden biri haline gelmektedir.

Türkiye açısından bakıldığında da SPIEF 2026 önemli mesajlar içermektedir. Ankara’nın son yıllarda benimsediği çok yönlü dış politika yaklaşımı, değişen uluslararası sistemin gerçeklerine daha uygun görünmektedir. Batı ile ilişkilerini korurken Rusya, Asya, Afrika ve Orta Doğu ile ekonomik bağlarını geliştiren Türkiye, yeni küresel düzende önemli avantajlar elde edebilecek ülkeler arasında yer almaktadır.

St. Petersburg’dan yükselen temel mesaj açıktır: Dünya değişmektedir. Ekonomik ve siyasi güç dengeleri yeniden şekillenmektedir. Rusya ise bu dönüşümün dışında kalan bir ülke değil, aksine yeni çok kutuplu düzenin şekillenmesinde etkili rol oynayan başlıca aktörlerden biridir. SPIEF 2026, Rusya’nın ekonomik egemenlik stratejisinin sonuç verdiğini ve ülkenin uluslararası sistemdeki yerinin yaptırımlar veya siyasi baskılarla ortadan kaldırılamayacağını bir kez daha göstermiştir.

Yorum Yazın