Nuh Mehmet Deniz
Nuh Mehmet Deniz

Son Uç

Yayınlanma: 30 Aralık 2025

Umut Hakkı ve Açılım Saçılım Süreci

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024 tarihinde TBMM’de ki Gurup toplantısında şu şekilde konuşmuştu: “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, “Umut Hakkı”nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın.” Sayın Bahçeli’nin bu konuşmasından birkaç gün önce TBMM’de DEM Partili Sırrı Sakık ile ayaküstü ne konuştukları bilinmemekle birlikte; ‘Umut Hakkı’ konusunda malum şahısın yani Sakık kardeşlerden mecliste bulunan kişinin kanun teklifi verdiği unutulmamalıdır.

Aradan bir yıl geçti. İlk olarak yeni bir çözüm süreci değil dense de tüm yapılanların daha önceki çözüm sürecini hatırlatması her halde normaldir. Peki bu bir yıl içerisinde neler oldu. Özellikle çözüm süreci ya da benim tanımlamamla açılım saçılım sürecinde. İmralı vapuru tekrar sefere başladı. Kandilin eli kanlı katilleri istemezük deseler de kerhen evet dediler. Misakı Milli sınırları içerisinde yer alan Kurtuluş savaşı kahramanlarından olan Özdemir Paşanın komuta merkezi olarak kullandığı Cesana mağarasının önünde silah yakma şovu yapıldı. Uluslararası arenada PKK bir narko terör örgütü niteliğinden çıkartılmak isteniyor. PKK terör yapılanmasını Türk Devleti ile pazarlık eden bir yapıymış gibi gösterme arzusu özellikle yurt dışı kaynaklarda vücut bulmakta.

PKK terör örgütü bebek katili müptezel Apo’nun 48 sayfalık ilk açıklamasında tarihin, ideolojilerin, sosyal bilimlerin içine ettiği görülmektedir. Apo’nun bu zırvalamalarını bir manifesto gibi yayınlamaya kalktılar. Bu 48 sayfalık saçmalığı MHP’liler dahi okumadığı için MHP’ye (proto parti) ilkel parti denmesine de tepki göstermediler. Apo denen bu zevzek tarihi bile katlederek Selçukluyu, Alparslan’ı, Sümerlileri Kürt ilan etti; kimseden gık çıkmadı. Fetö terör örgütünün her isteğinin karşılandığı dönemde Parmaksız Zeki kod adıyla tanınan Şemdin Sakık gizli tanık şerefsizliği ile Türk Askeri yapısını kumpaslarla çökertmeye çalışmıştı. Şemdin denen terör mahkûmu gitti şimdi kardeşi Sırrı Sakık ‘Umut Hakkı’ teklifi ile TBMM’de boy gösterdi. Kısaca sorunlluğunu ortaya koymuş oldu.

Terörsüz bir Türkiye istemeyen ya haindir ya da ruh hastasıdır. Ancak terörsüz Türkiye olsun diye teröristin övülmesi, terör örgütünün legalleştirilmesi, Türk Devleti tarafından cezalandırılmış kişilerin haksızlığa uğradığı algısının oluşturulması, Türk Devletinin temel taşlarını ortadan kaldırma çalışmalarını makul görmek sadece ve sadece en hafif tabiri ile ahmaklıktan başka bir şey olamaz.

Tarihi belgeler ile ihaneti kesinleşmiş ve gereği yapılmış olan İngiliz maymuncuğu Şeyh Sait gibi isimlere iade-i itibar istenmesi önümüzdeki acı dolu günlerin sadece ön habercisidir. Bunlarla birlikte Mazlum Abdi denen ABD beslemesi hormonlu terörist, ısrarla Suriye’de ki Türkmenleri yok sayarak Türk tezlerini boşa düşürmek için uğraşıyor.


Bu terörist sıkışınca ya elinde ki terör unsurlarını ya da ABD yalaklığını ortaya koyuyor. Sanki bir merkezden yönetilir gibi sosyal medyada Türk milletinin damarına basarcasına hadsiz, cahilce açıklamalarda bulunan tipler türedi. Bunları görmezden gelelim desek DAM ittifakının vazgeçilmez ortağı olan DEM partili Ceylan Akça: “bizim topraklarımızın üstüne baraj kurup sonra o barajdan edindiğiniz elektriği bize fahiş fiyatlarla satmak sizin hakkınız değildir” demiş. Bu hadsiz kişinin TBMM’de bir dakika bile durması Türk milleti için züldür. Bunun gibi yüzlerce örnek verilebilir. Bu örneklerin bu kadar çoğalmasının müsebbiplerinden biriside Sayın Devlet Bahçeli’nin bu hadsizlere ses çıkartmamasıdır.

Türk milliyetçiliği tabi ki MHP’nin tekelinde değildir. Ancak bu saatten sonra MHP Türk Milliyetçiliğinin yılmaz savunucusu olması çok inandırıcı olmayacaktır. Daha liberal bir çizgiye evrilmelidir. En azından kişilik bunalımına giren Ülkücü hareket mensuplarının kendisine yeni bir yol, yeni bir yolbaşçı bulması daha olasıdır. Açılım saçılım süreci birçok siyasi partiyi ve lideri tarihin hatırlanmayacak sayfalarına doğru iterken; memlekette başka acılar kol gezmekte. Açlık sınırı altında açıklanan asgari ücret toplumda derin bir kaygıya ve iktidara tepkiye neden olmuştur. İktidarın bazı muktedirleri ise her tür illegalite içerisinde boy göstermekteler.

Bu illegalite içerisinde her tür ahlaksızlığın nirvanasını yaşayanlar adliye koridorlarında kendilerine siyasi komplo yapıldığını iddia etmekteler. Türkiye Cumhuriyeti hızla yaşlanırken mevcut genç nüfusumuzun yurt dışına gitme arzusu yadsınamaz. Giderlerse gitsinler söylemi ile sorun katlanarak büyümektedir. Göçmen transferi ile yaşlanmanın çözülemeyeceği, ‘Ensar Muhacir’ söylemi ile göçmen stokunu yönetemeyeceğinizi ne zaman anlarsınız bilemem? İnşallah iş işten geçmeden önce bu fikri değiştirirsiniz. Son günlerde medyada, sporda, magazin ve iş dünyasında uyuşturucu ve suç işlemek amacıyla oluşturulan yapılara karşı yapılan operasyonları sonuna kadar destekliyorum. Lakin bunlar yapılar oluşmadan önce yapılmalıydı. Önümüzdeki günlerde bu konuyu daha farklı bir şekilde ele alacağım. Sadece okuyucularıma ip ucu olsun diye bu iktidarın bazı muktedirlerinden olan bir şahsın nasıl yükseldiğini ve nasıl al aşağı edildiğini yazacağım.

Sonuç olarak Türkiye savrulmakta bu savrulmanın müsebbibi ise iktidarın bazı muktedirleri devleti kendi şahsi malı gibi görmelerinden kaynaklanmaktadır. Yani 4M Müslümanlar artık 5M Müslüman olarak değerlendirmeliyiz. Mücahitlikle başlayan hikayeleri Müşahitlikle yol kateterken, Müteahhitlikle zenginleşme başlıyor. Zenginlik hırsına kapılan ve bu zenginliği şöhreti, gücü kaybetmemek adına her yol mübah anlayışı ile her şeye Müsait hale geliyorlar. Artık her yol mübah diyen bu Müsait tipler Mürtedliğe doğru hızla ilerlemekte de bir behis görmüyorlar.

Devlet Bahçeli Umut Hakkı TBMM DEM Parti Sırrı Sakık PKK Açılım Türkiye

Yorumlar

  • Kamil kandemir

    Yürü be abi kim tutar seni… Terörsüz Türkiye diyerek Türkiye’yi terör bataklığınına sürüklemesinler de ne yaparlarsa yapsınlar

Yorum Yazın