Diyetisyen Cemre Kamalı, sahur öğünü gün boyunca kan şekerinin dengede kalması ve ani açlık krizlerinin önlenmesi için çok büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi.
Diyetisyen Cemre Kamalı, Ramazan ayı hem bedenin hem de zihnin dinlendiği özel bir dönem olduğunu söyledi. Fakat uzun süren açlık ve iftar-sahur arasındaki beslenme alışkanlıklarının değişmesi, birçok sağlık problemlerinin oluşması ve kilo artışı riskini de beraberinde getirebileceğini anlatan Diyetisyen Cemre Kamalı sözlerine şöyle devam etti:
"Oysaki doğru planlama ile bu Ramazan ayı, kilo kontrolü sağlamak ve sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için önemli bir fırsata dönüşebilir. Sahur öğünü gün boyunca kan şekerinin dengede kalması ve ani açlık krizlerinin önlenmesi için çok büyük bir öneme sahiptir. Sahur yapmamak, gün içinde halsizlik, iftarda kontrolsüzde yeme ve yağ depolanmasına yol açabilir. Sahurda tercih edilmesi gerekenler, yumurta, süt gibi kaliteli protein kaynakları, tam buğday ekmeği, yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, avokado, zeytinyağı, ceviz gibi sağlıklı yağlar ile desteklemek, enerji seviyenizi korur ve güne zinde başlamanız için en doğru yaklaşım olur. Proteinden zengin bir sahur, tokluk sürenizi uzatarak kilo kontrolüne yardımcı olur."
"İftar sonrası tatlı ve ara öğün kontrolsüzlüğü dikkat"
Diyetisyen Cemre Kamalı, iftarda kontrollü başlamak gerektiğini anlatarak, "Uzun süren açlığın hemen ardından hızlı ve fazla yemek sindirim problemleri ve gereksiz kalori alımına neden olur. Bu nedenle iftara yavaş ve hafif başlamak en doğru yaklaşım olacaktır. İdeal bir iftar başlangıcı, 1-2 adet hurma, 1 kase çorba, 10 dakika mola. Vereceğiniz bu mola, beyne ’doydum’ sinyali gönderir ve ana yemekte kontrollü bir şekilde yenmesini sağlar. İftar sonrası tatlı ve ara öğün kontrolsüzlüğü ’Nasıl olsa tüm gün aç kaldım’ düşüncesiyle iftar sonrası tatlı ve atıştırmalıklara fazla yüklenmek, Ramazanda kilo artışının en büyük nedenlerinden biri. Tatlı ihtiyacınızı meyve, sütlü tatlılar, ölçülü bitter çikolata tüketimi ile yapmak daha doğru bir tercih olacaktır" dedi.
"İftar sonrası fazla çay ve kahve tüketimine dikkat"
Diyetisyen Cemre Kamalı son olarak, "Ramazan ayında iftar sonrası çay ve kahve tüketimi birçok kişi için alışkanlık haline gelir. Fakat bu içeceklerin aşırı tüketimi, kilo yönetimi ve genel sağlık açısından bazı olumsuz etkilere yol açabilir. Öncelikle çay ve kahve, içerdikleri kafein nedeniyle vücutta hafif bir idrar söktürücü etki oluşturur. Bu durum, ramazanda zaten sınırlı olan sıvı alımının yetersiz kalmasına ve farkında olmadan dehidrasyona nede olabilir. Susuz kalan vücutta metabolizma yavaşlar ve kilo kontrolü zorlaşır. İftardan 1-2 saat sonra yapılacak olan hafif yürüyüşler, sindirimi kolaylaştırır ve yağ yakımını destekler. Ramazan kilo alınan bir ayın aksine dengelenen bir ay olabilir. Ramazanda doğru besin seçimi, porsiyon kontrolü ve düzenli su tüketimiyle bu ramazan ayı sağlıklı alışkanlıkların başlangıcı olabilir" ifadelerine yer verdi.

Yorum Yazın