Hüseyin Bozan
Hüseyin Bozan

Suriye’de Kartlar Yeniden Karılıyor

Yayınlanma: 20 Ocak 2026

Bir Dönemin Sonu ve SDG/PKK’nın Çöküş Süreci

45 Yıllık Hamiliğin Sonu
Suriye’de yaklaşık yarım asırdır devam eden Esed ailesi iktidarı, sadece bir rejim değişikliği değil, aynı zamanda bu rejimin gölgesinde varlık gösteren terör yapılarının da stratejik bir deprem yaşaması anlamına geliyor. 1980’lerden bu yana Şam yönetiminin sunduğu hareket alanı, lojistik destek ve siyasi himaye ile bölgede tutunan SDG/PKK yapılanması, rejimin devrilmesiyle birlikte tarihinin en büyük "yetimlik" sürecine girdi.

Diplomasi ve Sahadaki İhlaller: 10 Mart’tan Bugüne

Suriye’de istikrar arayışları kapsamında 10 Mart’ta Şam yönetimiyle yapılan anlaşma, örgüt için bir çıkış yolu olabilirdi. Ancak örgüt, Batılı destekçilerinden ve İsrail’den aldığı güvenle bu uzlaşıyı bir zaman kazanma taktiği olarak kullandı. Özellikle İsrail’in Suriye üzerindeki tehditlerini birer koz olarak masaya süren yapı, anlaşma maddelerine sadık kalmayarak Şam’ı baskı altında tutmaya çalıştı.

Paris Masası ve Halep Kırılması

6 Ocak tarihi, örgüt için "sonun başlangıcı" olarak kayıtlara geçti. Halep’te Suriye güvenlik güçlerine yönelik saldırıların düzenlendiği saatlerde; Paris’te ABD arabuluculuğunda Suriye, İsrail ve ABD temsilcileri arasında sağlanan mutabakat, örgütün bölgedeki dokunulmazlığını sona erdirdi. Şam yönetiminin tüm yapıcı diyalog çabalarını reddederek çatışmayı seçen örgüt, bu stratejik hatasının bedelini en önemli kalesi olan Şeyh Maksud mahallesini kaybederek ödedi.

Finansal ve İnsan Kaynağı Damarının Kesilmesi: Şeyh Maksud

Şeyh Maksud’un düşüşü, sembolik bir kayıptan çok daha fazlasını ifade ediyor. Burası, örgütün Suriye genelindeki faaliyetlerini finanse etmek için en çok "haraç" topladığı ve militan devşirdiği ana merkez konumundaydı. Bu lojistik kalbin durmasıyla birlikte, örgüt içi çözülme ve sahadaki panik havası kaçınılmaz hale geldi.

Aşiretler Kozu ve Coğrafi Çöküş

Suriye ordusunun Fırat Nehri hattına dayanmasıyla birlikte, bölgenin asıl sahibi olan yerel aşiretler denkleme dahil oldu. Yıllardır baskı ve işgal altında yaşayan Arap aşiretlerinin harekete geçmesiyle, Fırat’ın doğusundaki dengeler 48 saat gibi kısa bir sürede altüst oldu. Örgütün kontrol ettiği toprakların yaklaşık %65’i, bu hızlı operasyonlarla yeniden yerel unsurların ve ordunun kontrolüne geçti.

"DEAŞ ile Mücadele" Maskesinin Düşüşü

Kandil kadrosu, yaşadığı bu hezimeti örtbas etmek ve uluslararası desteği konsolide etmek için klasik yöntemlerine başvurdu:

Provokasyon: Çevre ülkelerdeki Kürt kökenli vatandaşları sokağa dökme çabası.

Algı Yönetimi: Yıllardır bir "masal" gibi anlatılan "DEAŞ ile mücadele" ve "tutuklu teröristler" söylemi üzerinden Batı kamuoyuna şantaj yapma stratejisi.

Ancak sahadaki gerçeklik, bu "kirli maskenin" bir kez daha düşmesine neden oldu.

Sonuç: Ya Uzlaşı Ya Tasfiye

Şam yönetimi, 10 Mart anlaşmasına ve son yayımlanan kararnamelere bağlılığını sürdürerek örgüte son bir kapı aralamış durumdadır. Top artık örgütün sahasındadır:

Senaryo A: Anlaşmaya uyup silah bırakırsa, aldığı büyük hezimete rağmen siyasi bir muhataplık kırıntısı elde edebilir.

Senaryo B: Savaşta ısrar ederse, ABD’nin bölgeden çekilmesiyle birlikte Halep, Rakka ve Deir Ezzor’da olduğu gibi mutlak bir askeri yıkımla yüzleşecektir.

Suriye SDG PKK Şam Halep Şeyh Maksud Fırat Aşiretler DEAŞ

Yorum Yazın