Eyhem Çamur
Eyhem Çamur

Suriye’de İşgalci Yapının Çöküşü

Yayınlanma: 24 Ocak 2026

 PKK/SDG’nin İflası ve Şam’ın Dönüşü

Suriye’nin kuzeydoğusunda yıllardır "demokratik güç" maskesi altında faaliyet gösteren PKK/SDG yapılanması, bugün hem askeri hem de ahlaki bir çöküşün eşiğindedir. Ortaya çıkan skandallar, bu yapının bir halk temsilcisi değil, ABD kaynaklarını sömüren ve Suriye topraklarını işgal altında tutan bir "paralı asker şebekesi" olduğunu tescil etmektedir.

​1. ABD Yardımlarının Yağmalanması:

"Hayalet Militan" Operasyonu

​Ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları, PKK/SDG yönetiminin ABD’yi profesyonelce dolandırdığını kanıtlamaktadır.

​Mali Şebeke: 125 bin kişilik sözde bir ordu varmış gibi gösterilerek, kişi başı 400 dolar üzerinden alınan devasa bütçelerin büyük kısmının örgüt elebaşları tarafından el konulduğu anlaşılmaktadır.

​İşgal Gücünün Zayıflığı: Sahada aslında sadece 6-7 bin kişilik bir silahlı grup olduğu gerçeği, bölgenin büyük bir bölümünü işgal altında tutan bu yapının aslında askeri bir dev değil, kağıttan bir kaplan olduğunu göstermektedir. ABD, "terörle mücadele" adı altında finanse ettiği yapının aslında kendisini dolandıran bir yolsuzluk odağı olduğunu görmeye başlamıştır.

​2. Şam'ın Egemenliği ve Mühlet Süreci:

​Suriye Devleti (Şam), işgal altındaki topraklarını geri almak için Haseke ve Kamışlı hattında kararlı bir adım atmıştır. Verilen 4 günlük mühlet, işgalci yapının bölgedeki hükmünün sona erdiğinin ilanıdır.

​İdari Entegrasyon Değil, Geri Alım: Anlaşma maddeleri, işgalci unsurların devlet kurumlarından elini çekmesini ve Suriye bayrağının bölgede yeniden dalgalanmasını öngörmektedir.

​İhanet Suçlamaları: Örgüt içindeki Kandil güdümlü kanadın, yerel Suriyeli unsurları "ihanetle" suçlaması, işgalci yapının kendi içinde parçalandığını ve merkezi otorite karşısında dağıldığını belgelemektedir.

​3. ABD ve Trump’ın Yeni Realizmi:

İşgalciye Yol Göründü

​ABD yönetiminden gelen son açıklamalar, Washington’un bu maliyeti daha fazla üstlenmek istemediğini gösteriyor.

​Misyon Bitti: ABD’li temsilci Barrack’ın "SDG’nin amacı sona erdi" ifadesi, işgalci aparatın artık kullanışlı bir araç olmaktan çıktığının itirafıdır.

​Trump ve Esad İşbirliği: Başkan Trump’ın, Suriye ordusunu ve devletini "teröristleri yakaladıkları için" övmesi, ABD’nin artık işgalci örgüt yerine meşru hükümetle muhatap olma eğilimini ortaya koymaktadır. Bu durum, bölgedeki işgalci varlığın en büyük dayanağının altından çekilmesi anlamına gelir.

​4. Çaresiz Arayışlar:

İsrail Hattı

​İşgalci yapının liderlerinden İlham Ahmed’in İsrail’den medet umması, sıkışmışlığın son aşamasıdır. Şam’ın baskısı ve ABD’nin desteği kesmesi karşısında örgüt, bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürüklemek pahasına dış müdahale arayışına girmiştir. Ancak sahadaki askeri gerçeklikler, bu tür suni teneffüslerin işgalin sonunu engelleyemeyeceğini göstermektedir.


​Sonuç:

​Suriye’nin kuzeydoğusundaki PKK/SDG varlığı, artık bir "güvenlik ortağı" değil, müttefikini dolandıran, kendi içinde parçalanmış ve meşru devlet otoritesi karşısında tutunamayan bir işgal gücü konumundadır. ​Şam’ın Haseke ve Kamışlı üzerindeki kararlı tutumu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi yolunda kritik bir virajdır. ABD’nin bu "mali kara delikten" kurtulma isteği ve Trump’ın Şam ile koordinasyonu önceliklendirmesi, işgalci örgütün Suriye topraklarındaki varlığının sayılı günleri kaldığını göstermektedir.

Suriye PKK SDG Haseke Kamışlı ABD Şam Trump

Yorum Yazın