Ankara’da yaşayan iki kız kardeş, kendilerini polis, savcı ve emniyet müdürü olarak tanıtan şüphelilerin kurduğu sözde FETÖ soruşturması tuzağıyla yaklaşık 40 milyon lira dolandırıldıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Kendilerini Kamu Görevlisi Olarak Tanıttılar
Afife Y. ile Fatma Y’nin avukatı Murat Koç tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, 64 ve 66 yaşındaki kardeşlerin 26 Mart’ta kendisini başkomiser olarak tanıtan C.A. tarafından arandığı belirtildi.
Şüphelilerin farklı tarihlerde Afife Y’yi çok sayıda kez aradığı, görüşmeler sırasında kendilerini emniyet müdürü, savcı ve polis olarak tanıttığı ifade edildi.
Kardeşlere, FETÖ’ye yönelik bir soruşturmada yakalanan kişilerin üzerinde kimliklerinin bulunduğu ve bu nedenle haklarında tutuklama kararı çıkarıldığı söylendiği öne sürüldü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına hazırlandığı öne sürülen sahte evrakın Afife Y’ye gönderildiği belirtildi.
Tutuklama Kararının Kaldırılacağı Söylendi
Dilekçeye göre şüpheliler, FETÖ’ye yönelik gizli bir operasyon yürütüldüğünü ve kardeşlerin bu operasyona yardımcı olmaları halinde haklarındaki sözde tutuklama kararının kaldırılacağını söyledi.
Yaklaşık üç ay boyunca sürdüğü belirtilen telefon görüşmelerinde, kardeşlerin dronla izlendiği ve başka kişilere bilgi vermeleri halinde suç işlemiş sayılacakları iddia edilerek baskı altına alındıkları öne sürüldü.
- Kendilerini polis, savcı ve emniyet müdürü olarak tanıtmaları
- FETÖ soruşturması yürütüldüğünü söylemeleri
- Haklarında tutuklama kararı bulunduğunu iddia etmeleri
- Sahte savcılık evrakı göndermeleri
- Dronla izlendiklerini söyleyerek korkutmaları
- Operasyonun gizli olduğunu vurgulamaları
Altınları Devlet Güvencesine Alacaklarını Söylediler
Şüphelilerin, banka şubelerinde de örgüt üyelerinin bulunduğunu öne sürerek kardeşlerden bankadaki altınlarını çekip evlerine getirmelerini istediği belirtildi.
Yaklaşık 40 milyon lira değerindeki ziynet eşyasının “mallarınızı devlet güvencesine alalım” denilerek teslim alınmak istendiği ifade edildi.
Teslimat için eve polis gönderileceğini söyleyen şüphelilerin, gelen kişinin kimliğinin doğrulanması amacıyla “ay yıldız” parolasını kullanacağını bildirdiği aktarıldı.
Kardeşlerin altın ve paraları, eve gelen ve “ay yıldız” parolasını kullanan kişilere teslim ettiği öne sürüldü.
En Az 7 Milyon Liralık Taşınmaz 3,6 Milyona Satıldı
Afife Y, şüphelilere karşı çıkmaya çalıştıklarında tehdit edildiklerini ve kendilerinden tüm tapu ile banka kayıtlarının talep edildiğini belirtti.
Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan dükkanlarının, FETÖ üyelerini yanıltmak amacıyla hayali bir satış işleminde kullanılacağına inandırıldıklarını anlatan Afife Y, karşılarındaki kişilerin kamu görevlisi olduğunu düşündükleri için söylenenlere güvendiklerini ifade etti.
Afife Y, en az 7 milyon lira değerindeki dükkanı üzerlerinde kurulan baskı ve korku nedeniyle 3 milyon 600 bin liraya sattığını, şüphelilerin tapu işlemleri sırasında kendisini uzaktan izlediğini öne sürdü.
- Dükkanın belirtilen değeri: En az 7 milyon lira
- Gerçekleştirilen satış bedeli: 3 milyon 600 bin lira
- Şüphelilere teslim edildiği belirtilen tutar: 67 bin euro
Diğer Gayrimenkullerin de Satılması İstendi
Afife Y, dükkanın satış bedeli olan 67 bin euroyu, evlerine gelen ve “ay yıldız” parolasını kullanan ikinci bir kişiye teslim ettiğini beyan etti.
Altın ve paralarının geri verilmesini bekleyen kardeşlerin, kalan gayrimenkullerinin de satılmasının istenmesi üzerine durumdan şüphelendiği belirtildi.
Afife Y, yaşananları erkek kardeşine anlattıktan sonra emniyete giderek ifade verdiklerini söyledi.
Suç duyurusu dilekçesinde kardeşlerin toplam zararının yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı belirtildi.
Şüphelilerin Tespit Edilmesi Talep Edildi
Şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu senedi ve kamera kayıtlarının da suç duyurusu dilekçesine eklendiği bildirildi.
Avukat Murat Koç, müvekkillerinin hileli yöntemlerle iradelerinin yanıltıldığını ve bütün birikimlerini kaybettiklerini belirtti.
Koç, şüphelilerin tespit edilerek haklarında “kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık” ve “korkudan yararlanma” suçlarından kamu davası açılmasını talep etti.
“Telefonla Adli Süreç Yürütülmez”
Avukat Murat Koç, emniyet ve savcılık gibi kurumların isimleri kullanılarak yapılan telefon aramalarına karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Benzer durumlarla karşılaşan kişilerin adli makamlara başvurmaktan çekinmemesi gerektiğini belirten Koç, bankacılık işlemlerinin, emniyet soruşturmalarının veya savcılık süreçlerinin telefon üzerinden yürütülmediğini ifade etti.
Telefonla arayarak kendisini polis veya savcı olarak tanıtan kişilere karşı panik yapılmaması ve doğrudan adli makamlarla iletişime geçilmesi gerektiği belirtildi.
Haberin Öne Çıkanları
- Olay Ankara’da yaşandı.
- Mağdur kardeşler 64 ve 66 yaşındaki Afife Y. ile Fatma Y.
- İlk telefon görüşmesinin 26 Mart’ta gerçekleştiği belirtildi.
- Şüpheliler kendilerini başkomiser, polis, savcı ve emniyet müdürü olarak tanıttı.
- Kardeşlere haklarında tutuklama kararı bulunduğu söylendi.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına sahte belge düzenlendiği öne sürüldü.
- Telefon görüşmelerinin yaklaşık üç ay sürdüğü belirtildi.
- Kardeşlerin dronla izlendikleri söylenerek korkutulduğu iddia edildi.
- Ziynet eşyalarının “devlet güvencesine alınacağı” söylendi.
- Teslimatlarda “ay yıldız” parolası kullanıldı.
- En az 7 milyon lira değerindeki dükkan 3 milyon 600 bin liraya satıldı.
- Satış bedeli olan 67 bin euro bir kişiye teslim edildi.
- Toplam zararın yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı bildirildi.
- Şüpheliler hakkında nitelikli dolandırıcılık ve korkudan yararlanma suçlarından dava açılması talep edildi.
- Vatandaşlara, polis veya savcı olduğunu söyleyen kişilerin telefon taleplerine itibar etmemeleri uyarısı yapıldı.


Yorum Yazın