İstanbul'da faaliyet gösteren yaklaşık 20 kadın hastalıkları ve doğum uzmanının muayenehanesinde eş zamanlı denetimler gerçekleştirildi. Denetim ekipleri, muayenehane koşullarında gebelik sonlandırma işleminin yapılamayacağı gerekçesiyle hekimler hakkında resmi tutanak düzenleyerek idari ceza uygulanacağını tebliğ etti. Alınan bu karar, sağlık camiasında ve hukuk çevrelerinde geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Yönetmelik ve Kanun Çatışması Tartışılıyor
Sağlık denetimlerinde gerekçe gösterilen düzenlemenin, 19 Nisan 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayandırıldığı öğrenildi. Ancak sağlık ve hukuk temsilcileri, ilgili yönetmelik maddesinin, normlar hiyerarşisinde üst konumda yer alan kanun ve tüzük hükümlerine aykırı şekilde yorumlandığını dile getiriyor.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VURGUSU
Meslek örgütleri, alt düzenleme niteliğindeki yönetmeliklerin, yasalarla hekimlere tanınan mesleki uygulama yetkilerini ve kazanılmış hakları kısıtlayamayacağını belirtiyor.
Yargıdan Emsal Karar: Yürütmeyi Durdurma Alınmıştı
Benzer bir gerekçeyle daha önce muayenehanesine kapatma cezası verilen bir hekimin açtığı davada yargının emsal niteliğinde bir karara vardığı ortaya çıktı. İdare mahkemesi tarafından verilen 16 Aralık 2024 tarihli kararda; 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile buna bağlı tüzük ve yönetmeliklerde gerekli şartları taşıyan uzman hekimlerin muayenehanelerinde bu işlemi yapmasını engelleyen hiçbir hukuki hüküm bulunmadığı kaydedildi.
MAHKEME KARARI GEREKÇESİ
Yargı merci, idarenin "hasta sağlığı ve güvenliğinin nasıl olumsuz etkileneceğine" dair somut ve açık bir kanıt sunamadığına dikkat çekerek, uygulanacak yaptırımların telafisi güç zararlar doğuracağı gerekçesiyle idari işlemin yürütmesini durdurmuştu.
"Yasal Haklar ve Mesleki Yetkiler Engellenemez"
Yapılan ortak değerlendirmelerde, Türkiye'de gebelik sonlandırma tıbbi müdahalesinin yasal sınırlar dâhilinde güvence altında olduğu bir kez daha hatırlandı. Sağlık kurumlarının ve denetim organlarının, Anayasa başta olmak üzere temel hukuk ilkelerine bağlı kalması gerektiği vurgulandı.
"Gerekli uzmanlık belgesine ve diplomasına sahip hekimlerin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirdiği tıbbi uygulamalar cezalandırma konusu yapılamaz. Hukuki dayanaktan yoksun yaptırımlara karşı meslektaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz."
Süreçle ilgili hukuki takibin sürdürüleceği ve ceza tehdidi altındaki hekimlere tam destek verileceği açıklandı.

Yorum Yazın