30-31 Temmuz tarihlerinde düzenlenen YEDAŞ Ordu Gastronomi Festivali için Ordu’daydım. Daha önce de birçok kez ziyaret ettiğim bu güzel şehri bu kez gastronomi gözüyle keşfetme fırsatı buldum. Açıkçası Ordu mutfağı beni fazlasıyla etkiledi.
Ordu, denizin bereketini, yaylaların endemik bitkilerini, ovaların verimli topraklarını ve dağların doğal ürünlerini aynı sofrada buluşturmayı başarmış ender şehirlerden biri. Bana göre bugüne kadar gastronomisiyle hak ettiği değeri tam anlamıyla görememiş. Ancak bu festivalle birlikte Ordu’nun artık gastronomi alanında çok daha fazla konuşulacağına inanıyorum.
Ben bir şehri gezerken önce mutfağına bakarım. Çünkü bir kentin karakterini en iyi anlatan şeyin sofrası olduğuna inanıyorum. Tarihini müzelerinde, doğasını yaylalarında görebilirsiniz ama insanını ve kültürünü en iyi yemeklerinde tanırsınız. Ordu’da da tam olarak bunu hissettim.
Festival Şehri Sardı
Festival, Fidangör Caddesi’nde düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, YEDAŞ Genel Müdürü ve protokol üyeleri bando eşliğinde yürüdü. Caddeleri dolduran vatandaşların festivale gösterdiği ilgi gerçekten görülmeye değerdi.
Gürcistan’dan gelen halk oyunları ekibi ise sergilediği başarılı folklor gösterileriyle festivale ayrı bir renk kattı. Kortejin ardından Ordu sahilindeki Tayfun Gürsoy Parkı’nda kurulan festival alanına geçildi ve iki gün boyunca lezzet dolu etkinlikler başladı.
Lezzet ve Üretim Bir Aradaydı
Festival alanında Türkiye’nin tanınmış şefleri workshoplar düzenledi. Ordu’nun yöresel ürünleri modern sunumlarla yeniden yorumlandı. Şefleri izlerken Ordu mutfağının ne kadar zengin bir ürün çeşitliliğine sahip olduğunu bir kez daha gördüm.
Festivalde beni en çok etkileyen bölümlerden biri de kadın üreticilerin stantları oldu. Yöresel yemekler, el dokuması ürünler, el emeği süs eşyaları ve doğal ürünler büyük ilgi gördü. Bu stantlarda yalnızca ürün değil, yılların emeği ve kültürü de sergileniyordu.
Ordu’nun bal üretimindeki gücü de festival alanında açıkça hissediliyordu. Türkiye’nin bal üretiminde önde gelen illerinden biri olan Ordu’nun üreticileri açtıkları stantlarla ziyaretçilere doğal ve kaliteli ürünlerini tanıtma fırsatı buldu.
Ordu Mutfağı Gerçekten Çok Güçlü
Ordu’da deniz ürünleri kadar doğada kendiliğinden yetişen otlar da mutfağın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Tereyağında kavrulan ot yemekleri hem lezzeti hem de doğallığıyla öne çıkıyor.
Isırgan çorbası, sakarca kavurması, galdirik kavurması ve sarması, melocan kavurması, turşu kavurmaları, uzun ince kıymalı Ordu pidesi, Yalıköy köftesi ve fındık baklavası tattığım lezzetlerden sadece birkaçı. Her biri Ordu’nun zengin mutfak kültürünü yansıtıyor.
Yarışmada birincilik kazanan melocan kavurma yatağında nar ekşili fındık yaprağı sarması, geleneksel mutfağın modern gastronomiyle buluşmasına güzel bir örnek oldu.
Karadeniz denildiğinde akla ilk gelen ürünlerden biri kuşkusuz fındık. Ordu ise fındığı sadece ekonomik bir ürün olarak değil, mutfağının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor. Tatlılardan hamur işlerine kadar birçok üründe kullanılan fındık, bu şehrin gastronomik kimliğini oluşturan en önemli değerlerden biri.
Ordu’nun Güzelliklerini de Keşfettik
Festival kapsamında düzenlenen gezi programında Ordu’nun doğal ve tarihi güzelliklerini de yakından görme fırsatı bulduk.
Teleferikle Boztepe’ye çıkarak Ordu’nun eşsiz manzarasını seyrettik. Burada Ordu tostu ve Ufuk Gazoz’un tadına baktık. Ardından dağ kızağında keyifli anlar yaşadık.
Yason Burnu ve Kilisesi, Taşbaşı Kilisesi, Etnografya Müzesi ile Fatsa ve Ünye ilçelerinde gerçekleştirilen geziler de Ordu’nun sadece gastronomisiyle değil, tarihi ve doğal güzellikleriyle de ne kadar zengin bir şehir olduğunu gösterdi.
Başarılı Bir İlk Festival
Festival boyunca dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri organizasyonun başarısıydı. İlk kez düzenlenmesine rağmen program akışı, misafirlerin ağırlanması, etkinliklerin planlanması ve koordinasyon oldukça profesyonelce yürütüldü.
Bu başarıda organizasyonu gerçekleştiren MA MAJOR Organizasyon ve organizasyonun mimarlarından Akif Budak başta olmak üzere tüm ekibin büyük emeği vardı. Aynı şekilde Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, YEDAŞ ve festivalin sunuculuğunu üstlenen Özlem Mekik de organizasyonun başarıyla hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı.
İlk kez düzenlenen bir festival için ortaya çıkan tablo gerçekten etkileyiciydi. Ordu’ya yakışan, eksikleri minimum seviyeye indirilmiş, katılımcıların memnun ayrıldığı başarılı bir organizasyon izledim.
Son Söz
Bu festivalden geriye sadece güzel tatlar değil, güçlü bir izlenim de kaldı.
Bence Ordu artık sadece fındığın başkenti olarak anılmamalı. Zengin mutfağı, doğal ürünleri, üretici kadınları, coğrafi işaretli lezzetleri ve gastronomiye verdiği önemle Türkiye’nin yükselen gastronomi şehirlerinden biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.
YEDAŞ Ordu Gastronomi Festivali de bu potansiyeli ortaya koyan önemli bir başlangıç oldu. Doğru planlama ve aynı kararlılıkla devam edildiği takdirde, bu festivalin kısa sürede Türkiye’nin en saygın gastronomi etkinlikleri arasında yer alacağına inanıyorum.
Yolunuz Karadeniz’e düşerse Ordu’ya sadece gezmek için değil, lezzetlerini keşfetmek için de uğrayın. Eminim benim gibi siz de bu şehrin mutfağından ve misafirperverliğinden etkilenerek ayrılacaksınız.
Yorum Yazın