Sağlık

Fast Food Beslenme Gençlerde Kolon Kanseri Riskini Artırıyor

|
İleri bir yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanseri, son yıllardaki modern yaşam tarzı nedeniyle genç yaşlardaki bireylerde de hızla artıyor.
Fast Food Beslenme Gençlerde Kolon Kanseri Riskini Artırıyor

İleri bir yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanseri, son yıllardaki modern yaşam tarzı nedeniyle genç yaşlardaki bireylerde de hızla artıyor. Kolon kanserinin gençlerde hızla artmasının basında ise hareketsizlik, işlenmiş gıdalar, obezite ve sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve genetik yatkınlıklar geliyor. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, geçmeyen karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi belirtilerin hemoroid veya sindirim sorunlarıyla karıştırılmaması büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rumeysa Atabey, gençlerde artan kolon kanseri riski ve erken tanının önemi hakkında bilgi verdi.

Modern yaşam tarzı kolon kanserine davetiye çıkarıyor

Modern yaşam tarzı, gençlerde kolon kanseri riskini artıran önemli faktörler arasında yer almaktadır. Hareketsizlik, fast food, işlenmiş ve hazır gıdalar, ekran başında geçirilen uzun saatler, uyku düzensizliği ve yoğun stres bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Yüksek oranda işlenmiş gıda tüketiminin kolon kanseri riskini artırabileceğine ilişkin çalışmalar bulunmaktadır. Fast food ağırlıklı beslenme alışkanlığının uzun vadede bağırsak sağlığı açısından olumsuz sonuçları olabilmektedir. Kolon kanserindeki artış yalnızca genetik mirasla açıklanamamaktadır. Çoğu vakada çevresel ve yaşam tarzına bağlı faktörler de önemli rol oynamaktadır. Fast food tüketimi, aşırı işlenmiş gıdalar, hareketsizlik, obezite, stres ve uyku düzensizliği bağırsak sağlığını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında sayılmaktadır. Modern yaşam tarzıyla birlikte ortaya çıkan bu faktörlerin bağırsak mikrobiyotasını da etkileyebileceği ve bağırsak sağlığını bozabileceği düşünülmektedir.

Hemoroid sandığınız sorunlar kolon kanseri olabilir!

Gençlerde kolon kanseri görülme sıklığındaki artışın yanı sıra tanının gecikmesi de önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Birçok genç, dışkıda kan görmeyi “hemoroid” veya “basur” olarak değerlendirirken, geçmeyen karın ağrısını da “gaz sancısı” olarak yorumlayabilmekte ve doktora başvurmayı erteleyebilmektedir. “Ben daha gencim, bende kanser olmaz” düşüncesi ise tanının gecikmesine neden olabilmektedir. Spor yapan, fit ve sağlıklı görünen gençlerin de devam eden veya tekrarlayan şikayetleri ciddiye alması gerekmektedir. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik veya açıklanamayan karın ağrısı gibi belirtilerin bulunması halinde hekime başvurulması önem taşımaktadır. Tanının gecikmesi, hastalığın daha ileri evrede saptanmasına ve daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulmasına neden olabilmektedir.

Erken teşhis hayat kurtarıyor!

Kolon kanseri gençlerin en üretken ve hayal dolu dönemlerinde yaşamlarını ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Oysa risk grubuna uygun tarama programları ve şüpheli belirtilerin zamanında değerlendirilmesi erken tanı açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Erken evrede saptanan kolon kanserinde tedavi seçenekleri ve başarı şansı daha yüksek olabilmektedir. Uygun kişilerde, henüz herhangi bir şikayet bulunmadan yapılan dışkıda gizli kan testi veya kolonoskopi gibi tarama yöntemleri kolon kanserinin erken dönemde saptanmasına katkı sağlayabilmektedir. Bu nedenle yaşa, aile öyküsüne ve kişisel risk faktörlerine uygun tarama programlarının ihmal edilmemesi gerekmektedir. Genetik yatkınlığın yanı sıra sağlıksız ve hareketsiz yaşam tarzı da kolon kanseri riskinde rol oynayabilmektedir. Kolon kanseri gelişiminde dikkat edilmesi gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

  • Fast food ve işlenmiş/hazır gıdalar
  • Gazlı ve asitli içecekler
  • Hareketsizlik
  • Obezite ve uyku düzensizliği
  • Bağırsak mikrobiyotasındaki olumsuz değişiklikler
  • Ailesel/genetik kansere yatkınlık

Bu tabloyu tersine çevirmek mümkün!

  • Tarama programlarına katılmak: 45 yaşından itibaren, şikayeti olmayan bireylerde dışkıda gizli kan testi veya kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin değerlendirilmesi uygun olabilir. Tarama yöntemi ve zamanlaması kişinin yaşına ve risk durumuna göre hekim tarafından belirlenmelidir.
  • Genetik ve ailesel risk taşıyanlarda özel tarama programı: Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunanlar, özellikle anne, baba, çocuk veya kardeş gibi birinci derece akrabasında 50 yaşından önce kolon kanseri tanısı bulunan kişiler ile Lynch sendromu veya ailesel adenomatöz polipozis (FAP) gibi genetik olarak kanser riski yüksek olanların hekime başvurması ve kişisel tarama planlarının oluşturulması gerekmektedir. Bu kişilerde daha erken yaşta ve daha sık kolon kanseri taraması gerekebilmektedir.
  • Yaşam tarzı değişikliği: Liften zengin, yeterli ve çeşitli beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli egzersiz ve obeziteyle mücadele yaşam boyu önem taşıyan temel adımlardır. Bir gıdayı tüketmeden önce içeriğini ve besin değerini değerlendirmek sağlıklı beslenme alışkanlığının bir parçası haline gelmelidir. İşlenmiş gıdalardan, özellikle işlenmiş et ürünleri olan salam, sucuk ve sosis ile hazır soslar ve aşırı işlenmiş atıştırmalıklardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde kazanılan beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda değiştirilmesi daha zor olabildiğinden, sağlıklı alışkanlıkların erken yaşlarda kazandırılması önem taşımaktadır.
  • Toplum farkındalığı: Çocukluk döneminden itibaren evlerde ve okullarda bağırsak sağlığını destekleyen yaşam tarzının öğretilmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim konusunda toplumun bilinçlendirilmesi, tarama programlarına katılımın artırılması ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Üniversitelerden işyerlerine, sosyal medya platformlarından aile sohbetlerine ve medyaya kadar farklı alanlarda kolon kanserine yönelik farkındalık çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir.
  • Şikayetlere kulak vermek: Vücudun verdiği sinyaller görmezden gelinmemelidir. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, yeni başlayan ve inatçı kabızlık veya ishal, birbirini takip eden kabızlık ve ishal dönemleri, tekrarlayan veya ısrarcı karın ağrısı, istemsiz kilo kaybı, nedeni açıklanamayan kansızlık ve buna bağlı halsizlik, çabuk yorulma veya çarpıntı gibi şikayetler geciktirilmeden bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fast Food Beslenme Gençlerde Kolon Kanseri Riskini Artırıyor

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.