Deprem veya diğer afetlerde kurtarılan engelli gördünüz mü?
Haber programlarında uzmanlar saatlerce fayları konuşuyorlar. Faylar akademik, kurumsal boyutta tabiki konuşulmalı ancak izleyen halk artık Fayın nereden kırılacağını değil; değiştiremediği evinde depreme nasıl hazırlanacağını merak ediyor, depremde ve sonrasında nasıl davranacağını riskini azaltmak için neler yapması gerektiğini öğrenmek istiyor. Daha çok konuşulması gerekenin toplum eğitimi olduğunu düşünüyorum.
Engelli bireyler, yaşlılar ve özel gereksinimli gruplar deprem öncesi hazırlık, afet anı müdahalesi ve afet sonrası iyileşme süreçlerinde çok daha fazla riskle karşı karşıyadır. Bu nedenle afet yönetimi, ancak kapsayıcı ve erişilebilir stratejilerle gerçek anlamda güvenli olabilir. Engelliler, yaşlılar ve diğer özel gereksinimli kişiler depreme nasıl hazırlanacakları, Deprem anında ve sonrasında nasıl davranmaları gerektiği konusunda yeterli ve doğru bilgi sahibi değiller. Arama kurtarma ekiplerinin de engelli bireylerin kurtarılması sürecinde yeterli bilgiye sahip olmadıklarını deneyimledik. Doğru kurtarma yapılabilmesi için Bakanlıklar, Belediyeler, özel şirketler, hastaneler, okullar, oteller, spor salonları, alışveriş merkezleri, kültür merkezleri ve çok insanın bulunduğu diğer yerler afet anında ve sonrasında doğru müdahale için engelli bireylerin ihtiyaçları olan özel gereksinim verilerini önceden kayıt altına alıp tedbirler konusunda hala gerekli adımları atmadıkları görülmektedir. Durumun vehametini 3 yıl önce yaşadığımız ve hepimizde derin acılar bırakan depremlerde ve sonrasında apaçık şekilde yaşadık ve engelli bireyler hala önemli sorunlar yaşamaya devam ediyorlar.
6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilimizi vuran şiddetli depremlerde 53 bin civarında insanımız hayatını kaybetti, 107 binden fazla insanımız yaralandı. Yaralananların birçoğu uzuvlarını kaybetti ve bir kısmı hayatını engelli olarak sürdürüyor. Yaralı olarak kurtulup hayatını engelli olarak sürdürenler çadır kamplarda, konteyner barınma yerleşimlerinde ve deprem konutlarında engellilere uygun olmayan erişilebilirlik standartlarına uygun olmayan şartlarda yaşamaya çalışıyorlar. Erişilebilirlik standartlarına uygun hijyenik banyo ve tuvaletler olmadığı için çok sayıda engelli enfeksiyonlara bağlı hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybettiler. İlaç yedeklemesi yapmadıkları için sürekli kullandıkları ilaçlara erişemediler. Engelli ve engelli hale gelmiş öğrenciler erişilebilirlik sorunları nedeniyle okullara hala gidemiyorlar. Uzuv kaybı olan bireylerin ortez ve protez ihtiyaçlarının çoğunluğu hala karşılanmadı. Engelli ve depremde engelli hale gelmiş bireyler ile ailelerine ve diğer bakım yapanlara yeterli ve uygun psikososyal destek hala sağlanmadı. Deprem sonrası oluşturulan barınma alanlarında engel yaratan mimari yaklaşım nedeniyle engellilerin güvenli ve onurlu yaşamı için gereken erişilebilirlik ihtiyaçları sağlamadı. Engellilerin birçoğu dağıtılan destek ve yardımlara eşit bir biçimde ulaşamadı. Ortopedik Engelliler ve hareket kısıtı olanlar uzun süre hareketsiz kaldıkları için bası yaraları oluştu. Bası yaraları sonucu çok sayıda engelli ve hayatını yatarak sürdürmek zorunda olan bireyler hayatlarını kaybettiler ve kaybetmeye devam ediyorlar.
Umuyoruz hükümet, belediyeler ve alanda çalışan profesyonel kurumlar ve gönüllüler anlattığımız olumsuz durumların düzeltilmesi için gerekli adımları atarlar. Gelecek depremlerde riskleri en aza indirmek için Hükümetin ve Belediyelerin engelli ve diğer özel gereksinimli bireyleri depreme hazırlama ve deprem sonrasında engelli ve o depremde engelli hale gelmiş bireyler için derhal ciddi çalışmalar yapması stratejiler oluşturması gerekiyor.
Afet durumlarında engelli ve engelli hale gelmiş bireyler için alınması gereken önleyici tedbirler başta olmak üzere kurtarma süreci ve sonrası hizmetlerin hükümet ve yerel yönetimler tarafından “ÖNCEDEN” planlanması gerekmektedir. Deprem ülkesindeyiz ve mutlaka depreme hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu bağlamda Engelli bireyler özelinde acil durumların yaşandığı anlarda özel gereksinimlerin belirlenmesi de zor olur, dolayısıyla da kişiye uygunsuz yardım sunulur. Örneğin ortopedik, görme ve işitme engelli bireyleri çıkarmak özel bilgi gerektirir, zihinsel olarak farklı gelişen biriyle iletişim kurmak için özel eğitim ve deneyim gerekir. Başta Otizmli bireyler olmak üzere farklı zihinsel gelişim gösteren birey tanımadığı ortam ve kişilerle daha zor iletişim kurarlar. Depremde engelli bireylere yardım etmek için onun ihtiyaçlarına uygun özel yöntem ve hazırlıklar yapılmalıdır. Toplanma ve geçici barınma alanlarına erişilebilirlik konusunun incelenmesi başta olmak üzere, deprem sonrasında banyo ve tuvaletlerin erişilebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.
Özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin konuyla ilgili eğitilmesi, apartman yönetici ve görevlilerinin eğitimi, sosyal işletme yönetici ve çalışanlarının eğitimi gibi bir çok hazırlığın yapılması gerekmektedir. Deprem öncesinde engelli ve özel gereksinimli bireylerin en çok zaman geçirdikleri yerlerde bir çanta içinde aşağıdaki ihtiyaçları bulundurmaları önemlidir. Su, Toz Maskesi, Düdük, Cep telefonu, Birçok paket bebe bisküvisi, Acil sağlık çantası, Fener, Sık kullandığı ilaçlar, Sağlık Bilgilerinin yer aldığı acil sağlık kartı gibi bilgiler çantalarında bulunmalıdır. İhtiyaç sahiplerine deprem çantasını belediyeler ve şirketler de temin edebilirler.
Depremi ne zaman ve nerede yaşayacağımızı bilmediğimiz için her an her yerde hazırlıklı olmalıyız. Unutmayalım deprem olduğunda enaz 3 gün kimse gelmeyecek. Günlerce eczaneler, fırınlar, marketler kapalı olacak. Bunların bilincinde olarak herkes önce bireysel hazırlığını yapmalıdır.
Adem Kuyumcu
Bakım, Rehabilitasyon ve Erişilebilirlik Uzmanı
Yorum Yazın