Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde boşanma aşamasındaki damadı tarafından kızı ve eşi öldürülen Halil Alkaç, "Sözün bittiği yerdeyiz. Evim söndü, hayatım söndü" diyerek gözyaşı döktü.
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de geçen Aralık ayında yaşanan cinayette 45 yaşındaki Tülay Ündeş, boşanma aşamasında eşi Yusuf Ü. tarafından sokak ortasında annesi Zaide Alkaç (64) ile birlikte öldürüldü.
Baba Halil Alkaç’ın, damadının tehditleri nedeniyle evinin çevresine güvenlik kamerası taktırdığı ortaya çıktı. Anne ve kızın katledildiği o anlar, babanın evine taktırdığı güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.
Damadı Yusuf Ü.’nün (51) silahlı saldırısında eşini ve kızını kaybeden acılı baba Halil Alkaç, cinayet anını kaydeden güvenlik kamerasının hikayesini gözyaşları içinde anlattı. Alkaç, damadının sürekli tehditler savurması nedeniyle evinin her köşesine kamera sistemi kurdurduğunu, ancak o kameraların eşinin ve kızının son anlarını kaydettiğini belirtti.
"Kızım 31 senedir şiddete maruz kalıyordu"
Eşi ve kızının mezarı başında dualar eden ve ayakta durmakta güçlük çeken Halil Alkaç, damadı Yusuf Ü.’nün kızı Tülay’a yıllardır şiddet uyguladığını belirtti. Kızının kendisine sığındığını anlatan Alkaç, süreci şu sözlerle aktardı:
"Zahide Alkaç’ın eşiyim. Tülay Alkaç’ın da babasıyım. 31 senedir evliler. Sürekli tehdit görüyor kızım, 31 senedir şiddete maruz kalıyor. Geldi, ‘Dayanamayacağım artık baba’ dedi. Ben de ‘Kesin kararlıysan ben sana bakarım. Ama kararlı değilsen 3 tane çocuğu var. Karar senin’ dedim. O da ‘Yok baba öleceğim yine gitmeyeceğim’ dedi. Kocası geldi bizi tehdit etti. Sürekli bizi tehdit etti."
"En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum"
Hukuki süreci takip ettiklerini ancak tehditlerin hiç bitmediğini vurgulayan acılı baba, "Biz karakola başladık başvurmaya. Karakola defalarca gittim. Çaycuma’da zaten mahkeme süreci devam ediyordu. Oradan da bir cevap yok. Uzaklaştırması vardı. 6. ayda bitmiş uzaklaştırması. Ondan sonra uzaklaştığında bir daha istedik, ret verdiler" ifadelerini kullandı.
Damadı Yusuf Ü.’nün kendi akrabalarına da zarar verdiğini anlatan Halil Alkaç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada amcasının evini kurşunladı, babasının evini yaktı. Halasının evini taşladı, kız kardeşini bıçakladı. İlla benim canım mı yanması gerekiyordu? Ben bunu görevlilere olay günü de söyledim. ‘Yani illa dedim benim canım mı yanması gerekiyordu?’ Benim iki tane canım yandı. Evim söndü, hayatım söndü. Bundan sonra hayatım da yani ne bileyim ben bunlara ne kadar dayanabileceğim? Orada iki tane canım yatıyor. Birinden 49 yıllık evliyim, biri de 45 yaşında kızım. Yani söyleyecek çok şey var. Ama sözün bittiği yerdeyiz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum."
"Kızım korkudan intihara kalkıştı"
Daha önce yaşanan bir olayı da anlatan Halil Alkaç, damadının kızını ve torunlarını korkuttuğunu belirterek şunları söyledi:
"Kızım intihara kalkıştı. 4 gün Bolu’da yoğun bakımda kaldı. 35 gün de Zonguldak’ta psikiyatri tedavisi gördü üniversitede. Belgelerde hepsi de mevcut. 60 sayfa tehdit mesajıyla gittim karakola en son gittiğimde. Kızımın intihar olayı akşamı gece Yusuf Ü. geldi. Biz uykudan uyandık ‘Tülay intihara kalkıştı’ diyor. ‘Sen Tülay’ın intihara kalkıştığını nereden biliyorsun’ diye sorduğumuzda, meğerse kızımı sıkıştırmış. Zorlamış ‘geleceğim babanı vuracağım, anneni vuracağım’ diye. Çocuk da korkudan intihara kalkışmış. Torunumun kızım tarafından kışkırtılıp Yusuf Ü.’yü tehdit ettiği gibi iddialar var. Böyle bir olay yok. Oğlunu evden kovmuş. Ayağını da ayakkabılarını dahi vermemiş. 15 yaşında oğlu okula ben kendi imkanlarımla gönderiyorum. 3 tane oğlu var. Üçüne de ayrı ayrı sorabilirsiniz. Hepsini de ben büyüttüm. 31 senelik evliliklerde çocuklarda hiçbir zaman babalık yapmadı. Bu köylüye sorsunlar, bu millete sorsunlar. Yani Allah için konuşsun, herkes söylesin."
"Tehditlerinden dolayı evin her tarafına kamera bağlatmıştım"
Olay günü yaşananları gözyaşları içinde anlatan Alkaç, tehditler nedeniyle evinin her köşesine taktırdığı kameraların eşi ve kızının son anlarını kaydettiğini söyledi. Alkaç, "Kahvaltı hazırladım onlara, kahvaltı yaptık. Az ileride amcamın evi var. Dediler ki ‘amcam da hasta. Biz bir amcama gidip gelelim.’ Ben de dedim bir Kilimli’ye kadar gideceğim. Arabanın bir bakım işleri vardı. Buradan Kilimli’ye vardım. Daha arabayı falan göstermedim. Telefon geldi peşimden. İşte ’Zahide yengemle Tülay’ı vurdu Yusuf’ dediler. Acil geldim. Geldim burada ikisi yani oraya atıvermişler sanki köpek ölüsü gibi insan değil. Biri bir tarafta yatıyor, biri bir tarafta. Millet de seyre bakar gibi bakıyor. İki dava boşanma mahkemesine gittik. Hep tehdit, hep tehdit. Öldüreceğim, edeceğim. O tehdit ettikçe biz bildirdik. Ama maalesef. İki tane can gitti, iki tane canımız gitti. Kameralarım gösteriyor oradan. Evin kamerası gösteriyor. Hem evimin kamerası var hem köyün kamerası var. Net gösteren de benim evimin kamerası. Bunun bu tehditlerinden dolayı evini her tarafına kamera bağlattım" diye konuştu.
"Daha kaç kadın ölecek"
Annesini ve ablasını kaybeden Ayşe Demir (38) ise yaşananlara tepki gösterdi. Demir, "Biri benim annem, diğeri ablam olur. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Hiçbir kadın bu şekilde ölmemeli. Altıncı ayda korktuğunu belirten bir dilekçesi var. Bu dilekçeyi verdi fakat sana zarar vermiyor diye dilekçesi ret gördü. Hepsi de mesajlar, tehdit mesajları. Biz kesinlikle sesimizi duyuramadık. Ben yetim kaldım, yeğenlerim yetim kaldı, babam yalnız kaldı. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Artık birileri sesimizi duysun. Daha kaç kadın ölecek?" dedi.
Olayın tanığı o anları anlattı
Dehşet anlarına tanıklık eden Melahat Ündeş ise "Balkonda temizlik yapıyordum. Arabadan indi, ‘Şimdi konuşsana’ dedi. Üzerlerine ateş etti. Ben içeri kaçtım. Beni de vururdu. Ondan sonra üstlerine gelmiş, yine ateş etmiş. Köyün güvenliği yok, hiç sahibi yok. Vuran vurana ne bu? Amcasını da öldürecekti. Onu da vuracaktı, yakalayabilseydi. Bizi gelse öldürür artık o bizim yaşamımız geçti o gelirse. Canımızı tehlikede. Bizi şahitlik yaptı bizi de öldürür" diye konuştu.
Edinilen bilgilere göre, olay, geçtiğimiz 24 Aralık günü Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de yaşandı. İddiaya göre, olay günü Tülay Ündeş (45), birlikte yaşadığı annesi Zaide Alkaç (64) ile hasta ziyareti için akrabalarına gitti. Dönüş yolunda anne-kız, köprü üzerinde ilerledikleri sırada yaklaşık 2 yıldır boşanma aşamasında olduğu eşi Yusuf Ü. araçla yanlarına yaklaştı. Araçtan av tüfeğini aldığı iddia edilen emekli maden işçisi Yusuf Ü., "Şimdi konuş" diyerek eşi ve kayınvalidesine 7-8 el ateş etti. Evlerinin yolunda silahı görünce kaçmaya çalışan anne ve kızı, kurşunların hedefi oldu. Olayın ardından kaçan zanlı jandarma ekiplerince yakalanarak tutuklandı.












Yorum Yazın