Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin, düzenlediği basın toplantısında Cumhuriyet Halk Partisi’nde son dönemde büyüyen tartışmalara ilişkin sert ve dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İsminin Bülent Arınç ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen görüşmede gündeme gelmesine yanıt veren Tekin, tartışmanın kişisel bir meseleye indirgenemeyeceğini belirterek, asıl sorunun CHP’nin geleceği ve kurumsal yapısı olduğunu vurguladı.
“Partinin birliği için mücadele ediyoruz”
Tekin, Bülent Arınç’ın CHP içindeki isimlerle görüşmesinin kendi tercihi olduğunu ifade ederken, bu durumun kendilerini doğrudan ilgilendirmediğini söyledi. Ancak Arınç’ın CHP’de birlik ve bütünlük üzerinden yaptığı değerlendirmelere karşı dikkat çeken bir yanıt veren Tekin, kendisinin ve arkadaşlarının başından beri partinin birliği, dirliği ve kurumsal yapısının korunması için mücadele ettiğini dile getirdi.
“Kayyum değil, çağrı heyetiyiz”
Basın toplantısında en dikkat çeken başlıklardan biri, kamuoyunda sıkça tartışılan “kayyum” nitelemesi oldu. Tekin, kendileriyle ilgili bu ifadenin bilinçli biçimde çarpıtıldığını savunarak, görevlendirmenin kayyum değil, mahkeme eliyle oluşturulmuş bir çağrı heyeti görevi olduğunu söyledi. Bu yapının amacının partiyi ele geçirmek değil, yaşanan krizi sağlıklı biçimde yönetecek bir kongre sürecini işletmek olduğunu belirten Tekin, yürüttükleri görevin hukuki ve geçici bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
“Bu kriz sona ermeli”
Tekin, açıklamasında CHP içindeki tartışmaların büyütülmesinden değil, bir an önce sona erdirilmesinden yana olduklarını da vurguladı. Son dönemde parti içinde yaşanan birçok sorunun artık kapanması gerektiğini belirten Tekin, bütün çabalarının CHP’yi yeniden kendi asli gündemine ve toplumsal sorumluluğuna döndürmek olduğunu söyledi.
Medyaya eleştiri
Açıklamasında medyaya da sert eleştiriler yönelten Tekin, uzun süredir kendilerine söz hakkı verilmediğini savundu. Bazı medya çevrelerinin farklı isimlere ekranlarını açarken kendilerini özellikle dışarıda bıraktığını belirten Tekin, buna tepki göstererek kamuoyunun tek taraflı yönlendirildiğini ifade etti. Kendileri hakkında çok sayıda değerlendirme yapılmasına rağmen doğrudan muhataplara söz verilmemesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
“CHP’nin asıl sorunu beka sorunudur”
Tekin’in konuşmasının en güçlü bölümü ise CHP’nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin yaptığı değerlendirme oldu. Yaşananların sıradan bir parti içi çekişme olarak görülemeyeceğini kaydeden Tekin, “CHP’nin asıl sorunu beka sorunudur” diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Tekin, partinin yalnızca iç gerilimlerle değil, aynı zamanda kurumsal yıpranma, siyasi savrulma ve güven bunalımıyla da karşı karşıya olduğunu savundu.
Türkiye’nin gerçek gündemi
Türkiye’nin gerçek gündemine de değinen Tekin, parti içi tartışmaların toplumun ağır ekonomik ve sosyal sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yoksulluk, işsizlik, derinleşen toplumsal çöküş, kayıp çocuklar, uyuşturucu tehdidi ve umutsuzluğun Türkiye’nin esas meseleleri olduğunu ifade eden Tekin, CHP’nin yeniden bu sorunlara yoğunlaşması gerektiğini dile getirdi.
“Mücadelemiz kişisel değil, ilkesel”
Konuşmasında rant ve çıkar ilişkilerine yönelik de sert mesajlar veren Tekin, imar düzeni, ihale ilişkileri ve çıkar odaklarıyla hiçbir bağlarının olmadığını söyledi. Kendi siyaset anlayışlarının toplumun yoksul, dışlanmış ve sesi duyulmayan kesimlerinden yana olduğunu vurgulayan Tekin, mücadelelerinin kişisel değil ilkesel olduğunu belirtti.
Basın toplantısının sonunda hem parti yönetimine hem de kamuoyuna açık mesaj veren Gürsel Tekin, yaşananlara rağmen geri adım atmayacaklarını söyledi. Gerçekleri anlatmaya devam edeceklerini belirten Tekin, mücadelelerinin koltuk için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği için olduğunu yineledi.

Yorum Yazın