Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN numarasına bağlı banka hesapları ve kredi kartlarının üçüncü kişilere kullandırılmasının suç olarak düzenlenmesine yönelik yasa çalışmalarını değerlendirdi.
Son yıllarda artış gösteren IBAN dolandırıcılığı adı ile anılan, özellikle gençleri hedef alan çok yönlü yöntemlerle işlenen dolandırıcılık faaliyetleri, gündemde yerini koruyor. Bu çerçevede Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN numarasına bağlı banka hesapları ve kredi kartlarının üçüncü kişilere kullandırılmasının suç olarak düzenlenmesine yönelik yasa çalışmalarını değerlendirdi. Dolandırıcılık eylemini gerçekleştirenlerin yönetimlerinden söz eden Çakmakkaya, çoğu zaman sahte iletişim numaraları kullanmak suretiyle kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak vatandaşlarda korku ve panik oluşturduğunu belirtti.
Dolandırıcılar suç gelirini aklamak için maddi sıkıntı yaşayanları tercih edebiliyor
Savcı Çakmakkaya, suçtan elde edilen menfaati sağlamak gayesiyle sosyal medya üzerinden yayılan ve kredi imkanı sağlandığı ya da kolay kazanç elde edileceği izlenimi veren ilanlar aracılığıyla, maddi sıkıntı yaşayan öğrencilerin de hedef alındığını belirtti. Bu çerçevede IBAN hesaplarının kullanılması suretiyle suç gelirlerinin aklandığı ifade edildi. Çakmakkaya, öğrenciler veya işsiz vatandaşların çoğu zaman farkında olmadan suç süreçlerinde yer aldıklarına dikkat çekti. Özellikle "IBAN kiralama" adı altında yürütülen faaliyetlerde gençlerin hesaplarını belirli bir ücret karşılığında kullandırdığı ve bu nedenle kısa sürede adli süreçlerle karşı karşıya kaldıkları belirtildi.
Bilgilendirme çalışmaları artırıldı
HSK’nın 30 Ocak 2026’da başlattığı çalışma çerçevesinde üniversite öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin artırıldığını belirten Çakmakkaya, YÖK’ün de üniversitelere farkındalık çağrısı yaptığını söyledi. Üniversiteler ile başsavcılıklar arasında iş birliğiyle seminer, panel ve eğitimlerin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini aktardı. Hesabını bir kez kullandıran kişilerin, hesaplarının birden fazla dolandırıcılıkta kullanılması halinde mağdur sayısı kadar dosyayla karşılaşabildiğini belirten Çakmakkaya, bu durumun cezaların artmasına sebep olduğunu söyledi.
Ceza uygulamalarında farklılıklar oluşabiliyor
Dijital ortamda tek bir eylemin çok sayıda kişiyi etkileyebildiğini belirten Çakmakkaya, zincirleme suç hükümlerinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aynı eylemi yapan kişilerin, suçun niteliğine göre farklı ceza alabileceğini, basit dolandırıcılıkta daha hafif, nitelikli dolandırıcılıkta ise daha ağır yaptırımlar uygulanabildiğini söyledi. Bankaların araç olarak kullanılması, bilişim sistemleri üzerinden işlenmesi veya örgütlü yapı içinde gerçekleştirilmesi gibi durumların cezayı artırdığını belirtti.
Hesap sahibinin rolü belirleyici
Yargılamalarda hesap sahibinin suçun niteliğini bilip bilmediği, rolü ve elde ettiği menfaatin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Çakmakkaya, kusur ve ölçülülük ilkelerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. IBAN hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılmasıyla suç gelirlerinin sisteme sokulmasının küresel bir sorun olduğunu, Europol’ün bu kişileri komisyon karşılığı para transferi yapan kişiler olarak tanımladığını aktardı. Bu alanda yeni düzenlemeler yapılabileceğini belirten Çakmakkaya, banka hesaplarının kullandırılmasının açıkça suç kapsamına alınabileceğini veya yeni bir suç tipi oluşturulabileceğini ifade etti. Daha geniş bir yasa ile bilişim suçlarının yeniden ele alınmasının planlandığını söyledi.

Yorum Yazın