İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öncülüğünde düzenlenen, farklı üniversitelerden ulusal ve uluslararası sanatçıları bir araya getiren PALIMPSEST Uluslararası Sanat ve Tasarım Sergisi, 12 Ocak’ta Fişekhane İstanbul’da kapılarını açtı. Sergi, geçmişin izlerini çağdaş üretimlerle buluşturan disiplinlerarası yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
Sanat ve tasarım alanında çok katmanlı üretim ve paylaşımı odağına alan PALIMPSEST Uluslararası Sanat ve Tasarım Sergisi, 12 Ocak 2026 tarihinde Fişekhane İstanbul’da açıldı. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü Doktor Öğretim Üyeleri Duygu Sezgin ve Tetiana Müsevitoglu’nun proje yöneticiliğini üstlendiği sergi, farklı üniversitelerden sanatçıların katılımıyla disiplinlerarası bir sanat ortamı sunuyor. Ayrıca 12-18 Ocak tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
"Orijinal bir yapının özgünlüğünü bozmadan üzerine yeni bir anlam katma"
Açılışa Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri, basın mensupları, akademik camiadan kıymetli isimler ile ziyaretçiler katıldı.
Açılış gününde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Duygu Sezgin, "Akademisyenler olarak ortak bir çatı altında bir araya geldik ve bu süreçte her birimiz hem akademik hem de sanatsal üretimler gerçekleştirdik. Palimpsest kavramı, Yunancadan gelen bir sözcük olup orijinal bir yapının özgünlüğünü bozmadan üzerine yeni bir anlam katmanı eklenmesini ifade eder. Özellikle Orta Çağ’da, yazı ve kâğıda erişimin sınırlı olduğu dönemlerde, Mısır papirüslerinde görüldüğü üzere, mevcut metnin tamamen yok edilmeden kısmen silinip üzerine yeni bir metin yazılmasıyla bu kavram somutlaşmıştır" dedi.
"İstanbul üzerinden palimpsestleşme sürecinden geçmiş mekânlar ve kavramlar ele alındı"
"Palimpsest yaklaşımı yalnızca yazı alanında değil; edebiyat, mimarlık ve farklı disiplinlerde de karşımıza çıkmaktadır" diyen Sezgin, "Bizler de İstanbul ve Valencia’daki akademisyenler olarak bu kavramdan yola çıkarak bir kültürel miras yolculuğu tasarladık ve çalışmamızı bu çatı altında planladık. Türkiye’de, özellikle İstanbul üzerinden palimpsestleşme sürecinden geçmiş mekânlar ve kavramlar ele alınırken İspanya’daki akademisyenlerimiz de benzer çalışmalar yürüttü" şeklinde konuştu.
Sezgin, "Sergimizin Fişekhane İstanbul’da yer alması da bu bağlamda anlamlıdır. Fişekhane, Osmanlı’nın son dönemlerinde savunma sanayisini güçlendirmek amacıyla kurulmuş, barut ve fişek üretimi yapan bir fabrika olarak işlev görmüştür. Uzun yıllar atıl kalan bu yapı, daha sonra yeniden işlevlendirilerek bugün sanat, kültür ve sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu yönüyle Fişekhane, başlı başına bir palimpsest mekânıdır" dedi.
İki ülkeden akademisyenler ve sanatçılar yer aldı
Sezgin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben de çalışmamda Fişekhane’nin geçirdiği bu dönüşüm sürecini, yani palimpsestleşmesini ele aldım. Sergide, bunun gibi kültürel miras odaklı pek çok farklı çalışma yer almaktadır. Organizasyonda Türkiye ve İspanya’dan olmak üzere iki ülkeden akademisyenler ve sanatçılar yer almakta; toplam dokuz farklı üniversiteden katılımcılar, farklı disiplinlerdeki üretimleriyle sergiye katkı sunmaktadır."
Yağlı boyadan videoya uzanan geniş bir sanat yelpazesi
Dr. Öğr. Üyesi Tetiana Müsevitoglu ise şunları söyledi:
"Bu sergi, palimpsest kavramı etrafında şekillenen bir proje sergisidir ve oldukça geniş bir kavramsal ve üretim yelpazesi sunmaktadır. Sergide otuz iki sanatçı yer almakta; farklı ülkelerden gelen sanatçılar, farklı fikir ve yaklaşımlarla üretimlerini ortaya koymaktadır.
Ziyaretçiler sergi alanında yağlı boya resimler, baskı çalışmaları, dijital üretimler ve video yapıtlarıyla karşılaşmaktadır. Bu çeşitlilik, disiplinlerarası bir iş birliğinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Sergi, geleneksel ve çağdaş tekniklerin bir arada kullanıldığı çok katmanlı bir üretim ortamı sunmaktadır.
Bu serginin tüm izleyiciler için ilham verici olmasını diliyorum. Özellikle yeni nesil öğrencilerimizin bu çalışmaları izleyerek yeni teknikler ve yeni fikirler geliştirmelerini, kendi üretim süreçlerinde bu ilhamı yenilikçi biçimde kullanmalarını temenni ediyorum."





Yorum Yazın